"Gelecek, sigara içtiğimizde bile bizi yakalar. Ve bazen, bir Pazartesi sabahı gibi kokar." - Woody Allen"

yazı resim

Sekizinci tepesinden bakmak İstanbul’a
Ya da deliler gibi tutulmak sana
Ne fark eder ki?
Kayıp düşler şehriyken yüreğim;
Ufuksuz hayallere salınmak
Yalınayak gezinmek / hayatın kuytularında…
Gölgeleri bırakıp yol kenarına
Günsüz, gecesiz…

Bir yanlışa harcayıp tüm doğruları,
Senin için / üç yanlış olmak mesela
Ya da tüm yanlışlara rağmen
Tek doğru olarak çarpışmak hayatla
Ne fark eder ki?
Azme zincirliyken kaderim
Hele de böylesine hırçın dalgalarım varken;
Kopup bir ucundan sevdanın
Pervasızca savrulmak / hayatın krallığında
Anıları tutuşturup en acıyan yanından
İssiz, dumansız…

Zamana asi duruşlarla yürümek
Saçtaki tek beyaz teli şahit göstermek / yalnızlığa…
Yok yok!
Avuçlarımdaki kan kadar yok isyanım
Belki bir parça sitem
Aldırma sen bana

Gecelere erittiğim mumlar kadar ergin yüreğim
Ve kelimelerim kadar özgürüm
Yosun kokusu biriktiririm midye kabuklarımda
Yıldızlarıma türküler asarım
Kızıl yağmurlar yağdırırım beyazlarıma
Hani bir de sessizce çıkıp giderim ya;

___Sen bana aldırma!

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön