"Zaman, en iyi yazarın bile son teslim tarihini kaçırdığı bir editör gibidir." - Terry Pratchett (kurgusal)"

yazı resim

Sekizinci tepesinden bakmak İstanbul’a
Ya da deliler gibi tutulmak sana
Ne fark eder ki?
Kayıp düşler şehriyken yüreğim;
Ufuksuz hayallere salınmak
Yalınayak gezinmek / hayatın kuytularında…
Gölgeleri bırakıp yol kenarına
Günsüz, gecesiz…

Bir yanlışa harcayıp tüm doğruları,
Senin için / üç yanlış olmak mesela
Ya da tüm yanlışlara rağmen
Tek doğru olarak çarpışmak hayatla
Ne fark eder ki?
Azme zincirliyken kaderim
Hele de böylesine hırçın dalgalarım varken;
Kopup bir ucundan sevdanın
Pervasızca savrulmak / hayatın krallığında
Anıları tutuşturup en acıyan yanından
İssiz, dumansız…

Zamana asi duruşlarla yürümek
Saçtaki tek beyaz teli şahit göstermek / yalnızlığa…
Yok yok!
Avuçlarımdaki kan kadar yok isyanım
Belki bir parça sitem
Aldırma sen bana

Gecelere erittiğim mumlar kadar ergin yüreğim
Ve kelimelerim kadar özgürüm
Yosun kokusu biriktiririm midye kabuklarımda
Yıldızlarıma türküler asarım
Kızıl yağmurlar yağdırırım beyazlarıma
Hani bir de sessizce çıkıp giderim ya;

___Sen bana aldırma!

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön