"Bugün 16 Nisan 2026, saat 18:00. Henüz bir başyapıt yazmadım. Demek ki hala bir umut var." — Samuel Beckett"

Altı Ay

Bu saplantılı ağrı -bu kara gölgeli delik göğsümdeki..

yazı resim

nobody suffers like i do
nobody else but you

Bu saplantılı ağrı bu kara gölgeli delik göğsümdeki ellerimi hissiz, soluğumu cansız kılan. Kupkuru bir ürperti büyüyor içimde, çatırdıyor derim dalga dalga. Ve kıvıltılı kurtçuklar ürüyor derimin altında damarlarıma sürtünerek gezinen. İlaçsız bir hastalık, acımış bir erik gibi gece şimdi. İnlemeli..

Şimdi.. Bir mektup gelse bu gece, şimdi.. Kavruk uykumdan sıyırsa beni sözlerin parmakuçlarından dökülen harflerle sevişsem şimdi söküverse sesin kendimi karabasanlarımdan, silkelese tozlarımı. Gün doğsa üzerime uyanmasam da ben çekilse bu çamurlu karanlık bir an önce pek kocadı bu gece, omuzlarımı düşürdü, ezdi düşlerimi çabasızca. Kanatlarımdın sen benim, bak, yerlerde ellerim bu gece.

Sen benim kanatlarımsın.. Yüzüme kanatlarıyla dokunan bir düş benim düşüm benim aşkımsın sen. Göğü deniz, denizi çarşaf, çarşafı bulut, bulutu şeker yapıyor soluğun. Öyle güzel ki senin soluğunu duymak gözkapaklarımda.. Bedeni kanatlandırıp ruhu ete bürüyor dokunuşların. Göğsün her kabarıp indiğinde biraz daha doluyor odama içindeki taze koku hiç bitmiyor. Kanatlarımsın sen benim, her şeyim yanımdaymışsın gibi konuşmak senle yatıştırıyor cinlerimi.

Oysa uzayacak daha bu gece.. Dumanlanacak, sancılanıp bükülecek, saatlerce kıvranacak gözümün önünde kapanmıyor kırık bakışlarımın perdesi sen olmadan huzur yok. Olmak sana özgü yalnız bir tek sana ve bir tek sen dokunabiliyorsun kayıp dudaklarıma. Dudakların uzakta şimdi, gece inatla uzamakta, diken diken. Karşımdaymışsın gibi konuşuyorum senle geceye çarpıyor, ve dönüp kendi etime batıyor sözlerim.

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön