Aşkın A Hali

Sokağın çıplak sessizliğinde gecenin ağır uykusu gezgindir

yazı resim

Saçları yeşil bir mevsimin

Sarardıkça kaybolan yalnızlık kırıntıları

Her yerde biraz yalnızlık biriktirir

Sokağın çıplak sessizliğinde
gecenin ağır uykusu gezgindir

Yağmur Latincedir eski bir dili çağrışıtırır

Şatafatlar şamdandan damlar

Yemek örtüsü lekeli tabak hiç bitirilmemiştir

Şehirde cinayet eder kedi yavruları

Köşe kapmaca kalabalıklar vapurlarla dans eder

Zaman ileri sarılır yaşananlar aynıdır

Zaman yavaşlar yaşananlar an dır

Saçları boz mevsimin

Eridikçe kaybolan kuraklık kırıntıları

Her yerde biraz su biriktirir

Sokak şarkı söylemeye başlar paçalarımdan
eski sokaktan bir ağırlık süzülürken

Kar kimcedir eski bir tanıdığı çağrıştırır

Yemek örtüsü kabahatlidir tabak masaya hiç konmamışıtr

Saçları sarı bir mevsimin güz düşümüdür yağan

O azaladıkça çoğalan aşk kırıntıları

Her yerde biraz gariplik hakimdir

Sokak sessizliğini
..kendisine giydirir

Yalın ayaktır sözler

Bastığı yeri tokatlar

Kalbimde kimdir gezindikçe aşkımı uğurlayan

Kaç mevsim içinde dolanır

Yağar..
kurur
ıslatır

Öyle özlerimki içinde olduğumu anlayamadan eser biter

Kaç mevsimdi
onun aşkının yokluğu biricik varlığımı kuşandı

Şimdi zaman ağırdır
naif tacıyla bir çiçek ezme zamanıdır

Ayaklarımda pişmanlık izleri

Beni sana bulayan yollar hep mi karlıdır

İmkanlıdır imkanlıdır

İçinde dolaşmaya uzattığım bu kalp sein yerinde imkanlıdır

Öyleyse bu aşk kimcedir?

Sözlüklerle tercümesi ellerimde kendi kendime aradığım nedir

İçimde dolanır gözlerinin kuytusu

Hani yeşil hani elaydı evren

Hani güneş açmıştı ve yağmadan kahverengi bir sonbaharla bakmıştım yüzüme

Şimdi gözlerin gitti

Bana içi hüzün dolu bir mevsim kaldı

Güz düşümüdür zamanı an yapan

Geriye sarılır yaralar kalp olduğu yerden bu sefer yaşanmamış aşkım için atar

Sonbahar kışa karışırken ellerimle koyduğum yerden

Ve evimde uzanacak bir beden

Alkol oranına batıp

Beni arar

Kendi içimde yuvarlanırım

Ruhumdur sana benzeyen

Aramızdaki uzaklıktı bizi bir araya getiren

Bir pencereye düşmek gibi

Sadece ağır giden bir arabanın içinden

Sana bakıp değen

Gidişimdi aslında

Yüzüm sandığın gelecek

Senden giden başka bir memleketti

Öyleyse her mevsim bu memlekette yağsın

Aynı anda ıslansın aynı anda zamanlansın kentler

Arazamıda dar yollar

Kavaklarla neşelenmiş bahçeler

Gri uzaktan bakan evler

Ve ışık saçan kentler

Hızlı giden yollar

Yavaşlayan sıcaklar

Aramızda her ne varsa oydu sevgili beni sana özlem yapan

Seni olduğun yerden sevdim

Hep öyle uzak bilmemecesine

Sordum seni

Cevabı hiç bitmeyecek bir delilikle

Özledim

Ve saydım aramızda hidayet kuran tüm yaşanmamışlıkları

Yüzüne dokusnaydı ellerim

Öpseydim beni öptüğün gibi

Sarılıp kalsaydı yalnızlıklarımız

Tek kişilik bir beden gibi

Uzanıp delilik tenine batsaydı gecemiz

Sayısız saatlerde özlediklerim

Tek olsaydı ellerin ellerimde

Diyerek ve deidklerimden hiçbir şey anlamayarak özledim

..Sustum her dilde her hecede

Bilmediklerinle susutum

Giderken de kalbim senin ellerinde

Kapıyı sarip saçlarımda gezindiğin gibi

Bir taç ile hududunu giy bedenimin

Sınırsız seviyorum seni

Deli özlemim..

Seni aramızdaki yollardan seyrettim

Buydu bizi biz yapan enlem

Bir memleketi diğerine paralel giydiren

Bir mevsimi diğeriyle eriten

Yerin yüzünde bir yerlerdeyiz

Kavuşamamış ve kavrulmamış bir Aşkın

Baş harfiyle yazıldık

'A' yrılık içindeki aşkı kuşandı

Yorumlar

Başa Dön