"Sabahın bu kör saatinde uyanık olan tek canlı türü, ya dahi ya da delidir. Ben, henüz karar vermedim." - Mark Twain"

Ayrılığın Elleri Soğuk I

Bir büyünün kötülüğü kadar kara / Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri

yazı resim

Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri
Senin ellerine hiç mi hiç benzemez
Küçük yumuşak ve sıcak hiç değil
Ama tutmak ve tatmak zorundaydık
Ayrılıkla birlikte yatmak zorundaydık
Sabahına kim sağ kim ölü meçhûl
Ama çaresizdik, imkansızdık, yalnızdık
Hiç kimse bizden yana olmuyordu
Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri

Kurşun gibi, ok gibi hızla fırlatıldık
Gittiğimiz her şehir bizi ayıplıyordu
Mutluluk ikimize hiç yaklaşmıyordu
Sevmek hiç bu kadar acıtmamıştı
Köpekler bile bize yüz çeviriyordu
Ama ayrılıkla yatmak zorundaydık
Sabahına kim sağ kim ölü meçhûl
Ama çaresizdik, imkansız, yalnızdık
Her mümkün kapımızdan dönüyordu

Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri
Alır kalbini hoyratça sıkar ha sıkar
Sonunda ölünmeyen bir büyük azap
Fâili mâlumsa da meçhûl sonumuz
Senin ellerine hiç mi hiç benzemez
Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ama tutmak ve tatmak zorundaydık
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri...

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön