"Yarın, erteleme sanatının dahi bir gün pes edeceği en güzel yalanlara gebedir." – Oscar Wilde (kurgusal olarak)"

Ayrılığın Elleri Soğuk I

Bir büyünün kötülüğü kadar kara / Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri

yazı resim

Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri
Senin ellerine hiç mi hiç benzemez
Küçük yumuşak ve sıcak hiç değil
Ama tutmak ve tatmak zorundaydık
Ayrılıkla birlikte yatmak zorundaydık
Sabahına kim sağ kim ölü meçhûl
Ama çaresizdik, imkansızdık, yalnızdık
Hiç kimse bizden yana olmuyordu
Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri

Kurşun gibi, ok gibi hızla fırlatıldık
Gittiğimiz her şehir bizi ayıplıyordu
Mutluluk ikimize hiç yaklaşmıyordu
Sevmek hiç bu kadar acıtmamıştı
Köpekler bile bize yüz çeviriyordu
Ama ayrılıkla yatmak zorundaydık
Sabahına kim sağ kim ölü meçhûl
Ama çaresizdik, imkansız, yalnızdık
Her mümkün kapımızdan dönüyordu

Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri
Alır kalbini hoyratça sıkar ha sıkar
Sonunda ölünmeyen bir büyük azap
Fâili mâlumsa da meçhûl sonumuz
Senin ellerine hiç mi hiç benzemez
Bir büyünün kötülüğü kadar kara
Ama tutmak ve tatmak zorundaydık
Ve buz gibi, iri kemikli ayrılığın elleri...

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön