"Yarın değil, bugün! Çünkü yarın dediğin şey, bugünün dününden ibarettir." – Samuel Beckett (kurgusal)"

Ayrılık Akşamı

yazı resim

AYRILIK AKŞAMI
Dün akşam,Uzun uzun çaldım evimin kapısını,
O kadar ki, Zil sesine isyan etti duvarlar.
Parmaklarım acıyınca yorgunluktan
Yetişti imdadıma, cebimden anahtarlar.
Soğuk ve metalik sesin ardından,
Koca bir karanlığın ortasına düşüverdi yalnızlığım.
Her odaya baktım tek tek…
Bir esintinin kıpırdattığı yaprak seslerini
Suyla özdeşleştirip, banyoya da giderek.
Birkaç kez seslendim adını,
Her defasında sesimi yükselterek.
Yoktun.
Uyuyordun umuduyla koştum bu kez yatak odasına
Göremedim, gardrobunu açtım umutla, ama eyvah
Eşyaların da yoktu.
Takılarını koyduğun kutu, boştu.
Yoktu gece ve gündüz kremlerin,
Oje, Ruj, takma kirpik ve hatta rimellerin,
Çekmecende yapayalnızdı bir doğum günü hediyem
Siyah saatin.
Ulan vicdansız…
Onca eşyayı nasıl taşıdın tek başına
Ve koskoca beni bırakıp ardına
Hangi ara çekip gittin?
Ve madem gittin,
Bu oda niye sen kokuyor hala
Keşke onu da götürseydin.
05/09/2008

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön