"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"

Aysaclu

Gölgelerimizle giremediğimiz şehirlerde, Üşür izdüşümü zamanın. Ne kadar ırasan da dudağındaki ıslığa Ellerinde kırılan buzun sıcağına, Şahdamarından girip sana geliyorum...

yazı resim

Acılarını türküleyip kendini yağ,
Yağmuruna hasret, çöl oluyorum...

Artı

Gölgelerimizle giremediğimiz şehirlerde,
Üşür izdüşümü zamanın.
Ne kadar ırasan da dudağındaki ıslığa
Ellerinde kırılan buzun sıcağına,
Şahdamarından girip sana geliyorum...

Artı

Mermerlere işler saçlarının sarı ıslaklığı
Ellerimizde sanrısı özgürlüğün;
Hiç açılmaz kapıyım, kendime kapanıyorum.
Teninde çizdiğim vücudunun atlası
Adı serüven bir sevdaya koşarken
Parmaklarımla gülüşüne dokunuyorum.

Yunsun ayaklarınla ezdiğin üzümün suyu
Acıyan öksüz yanlarımı,
Serüvenimize uzanırken aşk ve Temmuz
İnsin lüverden çağrın, terli çığlık yığınına
Nasıl ki her gece kapında, intihara koşuyorum.

Gürkal Gençay
03.Eylül.2006.Pazar / S- 02:31
Deniz Köşkleri – İstanbul
Akrostiş: Ay + Güneş + Mehtap Yasin (aysaclu)

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön