Başkalaşım

Ilıkça bir rüzgar eserken vücudum ürperdi, kibirim beni terk ederken utancım yavaş yavaş beni ziyarete geliyordu...

yazı resim

Yılların acımadan çizdiği göz kenarlarında beliren buruşukluklar daha da çirkinleştirdi onu, gözleri kısıldıkça kısıldı adeta kayboldu..
Hem kimdi ki o bir hiç boş yere nefes aldığı gibi yararlı insanların alması gereken havayı tüketen hayata hiçbir şey katmamış, tüm ömrü sadece mirasyedilikle geçmiş bir insan gelmiş bana akıl veriyordu. Hem de sonuna kadar haksız olduğunu bildiği halde arsız bir çocuğun annesine oyuncak aldırmaya çalışması gibi de diretiyordu

Sinirim artıyor gözümde değeri iyice anlamını yitiyordu. Ağzından kelimeler döküldü
Kulaklarım tıkanmıştı ona, onun değersiz ve hiçbir amaca hizmet vermeyen cümlelerini duymamak için kulaklarım çaba sarf ediyordu.

En sonunda yanıma geldi aynı o çirkin yüz ifadesiyle bana baktı ve ‘DERE’ dedi

Anlam veremediğim gibi bir anlamda vermek istemedim ama aklım çoktan merak etmiş ağzımdan da ‘Ne ?’ sorusu çoktan çıkmıştı bile.

‘Sen Denizsin çocuğum, ya adının hakkını ver ya da bırak dere gibi yaşa bende o zaman sana dere diye sesleyim.’ Dedi.

Şaşkınlığımı gizleyememiş olacağım ki kelimelerinin doğru yere gittiğini anladı ve güldü… Hiçbir şey düşünemiyordum ama yüzüne dikkatli baktım gözlerindeki o çizgiler o badem gözlerine derin bir anlam katmaya ve o gözleri güldüğü zaman gökteki hilal kadar güzel anlamlı ve parlak olamaya başlamıştı. Hayatta bir şey katmamıştı belki ama ona sunulan kadar yaşamıştı…

Ilıkça bir rüzgar eserken vücudum ürperdi, kibirim beni terk ederken utancım yavaş yavaş beni ziyarete geliyordu...

Başa Dön