Hür su... canım çok acıyor
Geceyi durdur
Biz ağlayalım...
Gülümseyen gözlerinde
Uçurumlar saklayan sazende
Kederinden titreyen
Eski bir şarkıda susmuş.
Kimi kimsesi yoktu
Biz uğurlayalım...
Kimsesiz ıstırapları sahiplenmek
Bize mi düştü ey!
Beklesin dağlar, beklesin...
İçin için ah etmekte
Çardaksız asmalar
Ve yeşertmek için hayatı
Çok geç kaldı bahar...
Ne yapsak değişmeyen
Bir şey var şu yazımızda
Düştük yürüdük / Kalktık yürüdük
Yol bitti
Biz yine ayak sürüdük ey!
Tutamayacağımız sözler vermedik...ama
Sahibi korkak yalanların başını bekledik
Kimi görsek hayata aç
Kendimizle besledik / Doyuramadık
Sanki beşyüz memeli anneydik...
Yaralarımızı sarıp sarıp umuda sarıldık
Tam başlayacakken yeni oyuna
Öteki mahallenin çocukları
Gelip de yine topumuzu çaldı / Öylece bakakaldık...
Gücümüz yok değildi
Değildi de... / Hüzündü...
Sonunda
Oturup da nefeslendiğimiz koltukta
Acı akarken hatıralardan oluk oluk
Anladık ki
Anne kokusuyla büyümez her çocuk...
Esra Güzelipek