"Yazmak, aslında ölmekten daha kolaydır; en azından yazdıklarınızı gömecek kadar toprağınız olur." — Dorothy Parker"

Bir Gülün Hikayesi

yazı resimYZ

Atmosferde ayaklarının kokusu vardı,
elimi çamurdan toprağa soktum ve tohumları bıraktım.
Başımı unuttuğum yerden kendine doğru çektin.
Öpmene izin vermeden öptün.
Dişlerini daldırdın, dişlerimi tükürdün.
Gözlerim canlanan tohuma takıldı, yapraklara.
Göğsünden uzak tuttun, göğsümden uzak tuttum, göğsümüzden uzak tuttuk bizi (ora hep başkalarına aittir, başkalaşmaz böylece).
Ellerinle kamçıya dokundun, ağzınla.
Kaşlarımı çattım, yüzümü gerdim, açan gülü papatyaya benzettim, gül kaşlarını çattı.
Bir sineği cama yapıştırdın tükürüğünle,
Camda ölü sinek yanağının kenarındaki ''ben'' gibiydi,
Sanki dışavurumcu bir çizgi.
Baldırlarını avuçlamak yüzünü aya, sırtını bana dönüşünün ahengine katılmak.
Gece de geçer ama gülün hikayesini unutmamak lazım:
Açan kırmızı , yeşillere gömülü başı,
Dikkatsiz savrulmuş birkaç kından fışkıran diken (senden fışkıran kan) ..

Evet, gülün dikeni vardır.
Bir banyo,
Bir tuvalet,
Bir tuval çok gerçekçi.
Devam etmek çok anlamsız,
Hatta anlamsız ötesi

KİTAP İZLERİ

Kaplanın Sırtında: İstibdat ve Hürriyet

Zülfü Livaneli

Kaplanın Gözünden İktidar: Livaneli’den II. Abdülhamid’e Cesur Bir Bakış Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının usta kalemi Zülfü Livaneli, son romanı "Kaplanın Sırtında: İstibdat ve Hürriyet"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön