Pencere önünde duruyorum,
Aşkla bakıyorum sana.
Bir kedi dolanıyor ayaklarına,
Kaldırımın ta ortasında.
Pencere önünde duruyorum,
Koşuyorsun yine bana.
Yüzünde gülümseme, ol bivefa,
Kurak ve sıtmalı günlerden kalma.
Pencere önünde duruyorum,
Masumca bakıyorsun bana.
Gözlerinin içi gülüyor,
Kanatlanmışsın dört bir yana...
Yıllar yıllar sonra
O pencere önündeyim.
Yine seninleyim, ey bivefa!
Seni beklediğim odada.
Oradaydın işte, tam orada,
O söğüdün hemen yanında.
Pencere önünde duruyorum,
Hüzünle bakıyorum sana.
Yirmi yıl önce benim olana,
İşte bu vakitler tam da orada.
Perdeleri kapattım sıkıca,
Odam ışık almıyor.
Bir varmış bir yokmuş dünya;
Yirmi yıl önce sol yanımda,
Gülistanmış varlığınla dünya.
Sonra yirmi kez döndü,
Yirmi kez ağladı dünya,
Yirmi kez dövündü durdu
Ve yokluğunda nice sevdalar
Serpilip çiçeğe durdu...
Yirmi kez dağıldı umutlar,
Kelimeler sancıdı yokluğunda.
Acı reçeteler sundu hayat,
Arsızca çekildi sonra
Kıyıları döven bulutlar...
Bu kez son olsun diyorum,
Kâğıda, kaleme her sarılışımda.
Sitemlerim ulaşmaz sana,
Yoksun artık, biliyorum.
Sonra yirmi kez karardı dünya,
Yirmi kez yıldızları selamladı,
Yokluğunda bir varmış,
Varlığında bir yokmuş ey bivefa.











