"Yarınlar, hep yarınlar... İnsanlık, sonsuza dek ertelenmiş bir başlangıç olarak kalacak sanırım." - Samuel Beckett"

Bu Saatinde Günün

bu saatinde günün / nedensiz seni düşünürüm

yazı resim

taş avluya uzanırken gün
akşam güneşine yaslarım yüzümü
gölgeler uzar böğrülce köklerine
gök / su yangın... ufuk cehennem
yasemin kokuları alır ancak
yitik gülüşleri kızıllıktan

bu saatinde günün
nedensiz seni düşünürüm

öpüşlerin diş izi
hercainin yapraklarında mor
gölgesini paylaştığımız palmiye
nakarat boşluğu içimde
kaygan patikalarda yorulan dizlerim
yitik odaların serinliği
pencere arkasına sığan yaşam

bu saatinde günün
havada kar kırılır / mevsim yaz

mavi bilyenin bilmem kaç dönüşüne
ayarlanmış ömrün sancısı
bir şeyleri parçalar / birleştirir
boğulur bir kaşık suda zaman
uzayın herhangi bir yerinde
sönük yıldızlara
kendi karanlığıdır gece

bu saatinde günün
şiir konacağı dudağı arar

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön