"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Çaresizlik

Çaresizlik

yazı resim

Keşke anlatmak biraz olsun kolay olabilseydi! Keşke birilerinin gerçekten anlayabileceğine inanmak mümkün olabilseydi hayal kırıklıklarını, kötü yaşanmışlıkları, her gün sarpa saran yaşamı anlatmak keşke biraz daha kolay olsaydı…
Binlerce anlatılacak, binlerce iç dökülecek, binlerce çareye muhtaç dertler var. Çareyi ya ben çok uzaklarda arıyorum ya yakalayamıyorum ya da tam sonuna gelirken hep pes ediyorum.

Çaresizlik; okunuşu, yazması bile o kadar zor ki, hele ki düşünmesi, işte insanı en çok yıpratan da çersizliğin çaresini aramak. Tam buldum derken onu her defasında elinden kaybetmek, kaybolmasına izin vermek, istesen de bir şey yapamamak…

Çaresizlik; o kadar çok duyguyu kapsıyor ki bu tek kelime, umutsuzluk, mutsuzluk, ne yapacağını bilememek, nereye gideceğini, nasıl yapman gerektiğini bilememek. Sanki bütün olumsuzluklar bu tek kelimenin içinde saklı, çaresizlik…

Çaresizlik; kısacık hayatta yaşama çabası veren insanların içine düşmekten korktuğu en büyük his olsa gerek… Elinde yapabileceğin bir şeyler olsa bile, bu duyguya kapıldığın zaman hepsi çıkmaz yol geliyor sana. Farklı diyorsun, çaresizliğin çaresi farklı bunlar değil diyorsun, belki de dedim ya çareyi hep biz arıyoruz uzaklarda…

Çaresizlik; yazarken bile ellerim titriyor, yüreğim ürperiyor, düşüncelerim donuyor, ne yapmalıyım? Yüreğimin tek dinmez acısı, başımın tek can alıcı ağrısı, beynimde dolaşan tek korktuğum düşünce, beni kabuğuma çeken tek dert; çaresizlik…

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön