"Hayat bir roman gibidir; ne yazık ki editörler her zaman okuyuculardır." - Gabriel García Márquez"

Direniş mahkumiyeti

Ne yüzü yollarda kalan astarsız sözlerden, Oysa ne dünden,nede bugünden, Şiirinden akıyor şairinin kanı, Kan bile utanıyor kendi renginden...

yazı resim

Toprağın yüzünde dağılan kartanelerinin,
Rüzgara yalvarışını yazıyor gazeteler,
Doğumgünü kutlayan çocukların sevinçlerini,
Betonların hakimiyetinde yeşilin rengini,
Versiyonu yenilenmeyen yüreklerin,
Sınırsızlıkta kaybolan izlerini,
Anlatabiliyor sahipsiz gözler,
Herkesin kendine sakladığı,
Miadı dolan cam kırığı bedenlerde,
Aşka tutunuyor karanfil taşıyan eller,
Aynaların sırrına gömülüyor geceler,
Dudak izlerinde hayali öpüşmeler,
Ardısıra yol boyu koşturan,
Zaman,
Farkedilen bir ruhun çelişkisi şimdi,
Kaybolan hatıraların mühürlendiği,
Pulsuz mektup yığınları arasında,
Fikrime cellad bakışlarıyla,
Sevdalarıma uzaklardan yüklendiği,
Sana ait her özlemden,
Ne geçip gittiği yüzlerden,
Ne yüzü yollarda kalan astarsız sözlerden,
Oysa ne dünden,nede bugünden,
Şiirinden akıyor şairinin kanı,
Kan bile utanıyor kendi renginden,
Sorgulama safhasındayız biliyorum,
Kaldı ki ben,
Aklımı devşiren gözlerinden,
Dört yanlışla bir doğrunun mahremiyeti,
Yaşamak,
Engelli tabiri suskunluk cumhuriyeti,
Aşk'a kapılmak,
Doğaüstü bukalemun teslimiyeti,
Anlaşılmamak,
Yirmili yaşların getirdiği,
Gıyabında mecburen yaşlanmak,
Nedir diye öğreniyorum,
Düşüyorum,
Toprağın tenini kapatan kar taneleri gibi,
Tutuyorsun beni,
İşaret parmağında hüzün kadranı,
Düşüncede geyik muhabbeti,
Üzümün çöpü,
Samanın sapı,
Aşk büyüyor içimizde,
Anlaşılmaya,
Yaşamaya karşı yüreklice,
Anlamında,
Direniş mahkumiyeti...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön