"Sabahın köründe uyananlar, günü daha uzun yaşamaz, sadece daha çok yorulur." – Oscar Wilde (kurgusal olarak)"

Duman Olmuşum Canına Yandığım

yazı resim

Sürü sürü arı kuşları geçti üzerimden,
Sazlıklardan havalandı balıkçıllar.
Bir taş atımı ta tepemden, yazıdan,
Dağlara çekilmeden bulutlar.

Seni sordular allı turnalar.
Bir acayip hasret ki soluduğum,
Duman olmuş yer gök, canına yandığım!

​Siyah mı, beyaz mı ömrüm?
Bir acayip hasret ki yokluğun,
Vakitsiz solar bahçemde papatyalar.
Çekilmeden yatağına nehirler.
Gönlüm seni arzular, canına yandığım.

​Dağ tavşanları geçti az öteden,
Yoncalar henüz gövermeden.
Bir derin yara ki gülüşlerin
Umutsuzca adını anarken solduğum.

Saçların ne renkti yokluğumda?
Sarı mı, kına mı, kahve mi?
Güz geldi, soğudu yine odam.
Bir acayip hasret sardı ki sorma.

Duman olmuş hanem, canına yandığım.
​Bakışlarına vurgundu nevbahar,
Sabah akşam öyle kapıdan sızar yaz.
Ellerin sıcak mı, soğuk mu bu sonbahar?
Gözyaşların bencileyin usulca akar
Bir acayip sevda ki canına yandığım,
Yokluğunda üşürdü güneşle ay.

​Sensiz geçer günler, geceler.
Vakitsiz yanar güller, bahçemde solar.
Bir umut ışığı penceremden sızar.
Bir acayip hasret ki sineme dolar,
Sensizlik vurur başa taştan taşa.
Duman olur yokluğunda hatıralar.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön