"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

Duman Olmuşum Canına Yandığım

yazı resim

Sürü sürü arı kuşları geçti üzerimden,
Sazlıklardan havalandı balıkçıllar.
Bir taş atımı ta tepemden, yazıdan,
Dağlara çekilmeden bulutlar.

Seni sordular allı turnalar.
Bir acayip hasret ki soluduğum,
Duman olmuş yer gök, canına yandığım!

​Siyah mı, beyaz mı ömrüm?
Bir acayip hasret ki yokluğun,
Vakitsiz solar bahçemde papatyalar.
Çekilmeden yatağına nehirler.
Gönlüm seni arzular, canına yandığım.

​Dağ tavşanları geçti az öteden,
Yoncalar henüz gövermeden.
Bir derin yara ki gülüşlerin
Umutsuzca adını anarken solduğum.

Saçların ne renkti yokluğumda?
Sarı mı, kına mı, kahve mi?
Güz geldi, soğudu yine odam.
Bir acayip hasret sardı ki sorma.

Duman olmuş hanem, canına yandığım.
​Bakışlarına vurgundu nevbahar,
Sabah akşam öyle kapıdan sızar yaz.
Ellerin sıcak mı, soğuk mu bu sonbahar?
Gözyaşların bencileyin usulca akar
Bir acayip sevda ki canına yandığım,
Yokluğunda üşürdü güneşle ay.

​Sensiz geçer günler, geceler.
Vakitsiz yanar güller, bahçemde solar.
Bir umut ışığı penceremden sızar.
Bir acayip hasret ki sineme dolar,
Sensizlik vurur başa taştan taşa.
Duman olur yokluğunda hatıralar.

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön