"Gelecek, sigara içtiğimizde bile bizi yakalar. Ve bazen, bir Pazartesi sabahı gibi kokar." - Woody Allen"

Ebu Gureyb"de Gül Nöbeti

yazı resim

(Iraklı sözde mücrimlere tazimle…)

Biz kayıp atlasların yitik çocuklarıyız
Namluların gölgesi şakağımıza düşer
Bu çağın günahları yüklenmiş omzumuza
Yürek semalarında her dem nedamet pişer

Kelepçeli ellerde her parmak bir minare
Müzeyyen bir seccade çekilir önümüzden
Kalbin orta yerinde irileşir süveyda
Her rüzgârla bir yaprak kopunca dünümüzden

Kanaryanın sırtına binince lop kargalar
Hüküm giydik kuşlukta siyahî derimizden
Kuruyan ak çınarda kalan yetim yaprağız
Kuştüyü rahmetini çekme üzerimizden

Nemrut’un ateşinde tomurcuk güle döndük
Hasat vakti gelince bozuldu bağlarımız
Yusuf yüzlü çocuklar şimdi gül nöbetinde
Haramîye yurt oldu çiçekli dağlarımız

Yarınlar düne gebe, ödünç umutlarımız
Meyve veremez oldu, kurudu dallarımız
Şehrin orta yerinde cilalı makaslarla
Şakiler tarafından kesildi yollarımız.

Duvarla yüzleşmektir zindanda mahpus kalmak
Ebu Gureyb’de iman ateşten gül dermektir
Sıkışınca ruhumuz küfürün fay hattında
Kurtuluş şahadetle sonsuzluğa ermektir.

(15 Temmuz 2006 Cumartesi / Trabzon)

M.Nihat MALKOÇ

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön