"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

yazı resim

Ben bir Queen şarkısının intihar adlı caddesini
bir salyangozun gözyaşı ergenliğine sakladım!

Günlerden Eiffel'in çöküşü...
yeni bir milat sayılabilecek antiethical ayrılık müzakeresi...
ciddi deneylerle sonuca varılamayan U2 aids paradoksu!

şimdi bu şehrin ölümünü başka bir şehir kabullenecek!
başka bir metropol,
başka bir köy, başka bir kasaba...
Tanrısını şaşırmış bir ihanetin çöküntü spazmı gibi
üçüncü tekil şahısların dahil olduğu
ergenliğine henüz girmemiş bir aşkın yıkımıyız!
Biliyorum!
varoş bir filmin soundtracki
yalnızlık ağlayarak uyuyakalmış kraliçe karıncanın buruşuk hayali...

Ben kendi doğasına aykırı bir aşk ağladım,
virgüllerin yaraladığı, noktaların perişan ettiği
elinde adını, tanısını bilmediği bir bıçakla
kendi hava boşluğunu kesip yediye böldüğü
yalnızlık mizaclı bir aşk!

Asla ekimi sevemeyeceğim örneğin, mayısı, ağustosu da öyle!
Asla bir ülkem olmayacak bana ait,
olsa bile
azınlıkların garantörlüğü altında saklanarak yaşayacak yalnızlığını...
yalnızlık çok baba bir orospu
has bir lezbiyen!

Ve bugün günlerden Eiffel'in çöküşü
ve ben sizi kutsuyorum -utançduvarlarım-
nasılsa bir çocuğu katlettiniz içimde,
nasılsa yüreğime yağan çil çil yağmurları
en sosyalist travmaları
tanrının adı olan lakabımı
gök cismi kokulu soy adımı
sildiniz tekerrürsüz tarihten...
ve bugün günlerden Eiffel'in yıkımı,
saat -canı çıksa- 14:25
ve ben ikinizi de terk ediyorum -utançduvarlarım-
/üçüncü bir şahıs olarak artniyetsiz
iyeliksiz, yer çekimsiz!

şimdi yüzümün travertenlerinde ölüyor parmakların!
sus! Biliyorsun,
en güzel hastalığımdın...
birazdan yağmur yağacak yoksa, sus! N'olur!
fermarını çek dudaklarının...
şimdi bu şehrin ölümünü başka bir şehir kabullenecek!
başka bir mevsimin döngüsü, başka bir yelkovan...

şimdi arkanı dönüp yavaşca gideceksin,
kanlı ellerini onun ihanet soylu parmaklarına kenetleyerek!
Yerküre sallanacak, genzim kuruyacak
genzimde kalacak sana ait birkaç damla kelime-
-
kelimelerden nefret edeceğim! ! !
kendi doğasına aykırı bir aşk ağlayacağım
kendi doğasını yerle bir eden...
Ven bugün günlerden darmadağın Ankara
seni ve onu sırf bu yüzden
ağlayarak affedeceğim!

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön