"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"

yazı resim

geceler, geceler...
karanlığın babası...
o gecelerde düşünürdük birbirimizi
ilk harfi söylenmiş bir hece gibi
kelle götürecek bir sır gibi
utangaç ve masum
geceye fısıldardık isimlerimizi...

geceler, geceler...
yanlızlığın yuvası...
hırsızlaradan korunmak için takılan
pencerenin parmaklığına otutur
parmaklıklar ardında bir mahkum gibi
seyrederdik geceyi...

geceler, geceler...
sessizliğin şarkısı...
kimi zaman bir cırcır böceği öter
kimi zaman bir sinek vızıldardı
kabak yapraklarıyla süslenmiş
otantik bahçemizde
biz geceyi dinlerdik...

ve geceler, geceler...
ay dedenin rüyası...
mehtabın ışığına sarılır,
sessizliğe şarkılar dizerdik...
emanet edip bütün düşlerimizi geceye
aşkımıza ağıt yakardık..

sen kadının kızı olurdun
ben beyin oğlu
hiçbir engelin olmadığı bir dünya düşlerdik
hayallerimize katıp en penbesinden bir rengi
hayalimizi gecenin karanlığına gömerdik

ve uyurduk...
masum veledler gibi
hiç uyanmayan yedi uyurlar gibi
sadece uyurduk...
olur ya belki;
rüyada buluşurduk...

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön