"Bugün Pazartesi mi? Geçen Pazartesi'den beri ne değişti ki? Muhtemelen sadece takvimdeki sayı." - Douglas Adams"

yazı resim

Yakın gözlüğünü kaybettim. Evi, iş yerini, çantamı aradım, kitapların bulunduğu rafları taradım, yok. Sık gittiğim dükkanlara uğradım, sordum, bulamadım. Uçtu adeta.

Oktay, ben, Kuzey öğretmenevi bahçesinde çay içiyoruz. Kuzey birden bana şöyle dedi:
-Ben sana kızgınım. Bir gün diğer öğretmenlerin yanında bana kumar dedin. Bunu biz bizeyken söylemen sorun değil. Ama onların bunu bilmesine gerek yok.

Düşündüm, hatırlayamadım. Demiş olabilirim.

Kuzey çalıştığım kuruma yeni geldiğinde kimseyi tanımıyordu. Oktay aracılığıyla arkadaşlığımız hızla ilerledi. Teneffüs veya boş derslerde birlikte olur, sohbet ederdik. Elindeki telefonla sürekli hisse alım-satımı yapardı. Zamanında çok kazanmış, çok da batırmıştı. Bir ara evine davet etmiş, yine üçümüz "Mercan"keyfi ve sohbetleri yapmıştık.

Zamanla ilgisini, selamını, sohbetini azalttı. O azaltınca ben de selami-sabahi azaltmıştım. Aynı mekandaydık ama karşılaşmamak için görmezden geliyorduk birbirimizi.

Bu tuhaflığı, bu değişimi fark etmiştim ancak anlam veremiyordum.

Demek sorun buydu: Kırılmak!

Öğretmenevi bahçesinde nedenini öğrendim.

O gün olayı hatırlamadığımı söyledim ve arkasından özür dilerim.

Sorun bu değil bence... Bu sadece başka bir şeye beni yönelten aynı. Düşündüğü şey bu.

Ben insanlara değil, arka planına, yeryüzüne, dünyaya, bütün olarak canlılara yönelik farkındalığımı diri tutuyorum.

Ya insanlar, yakınımdakiler, ben?

O her neyse, bana yakınlaştıkça farkındalığımı yitiriyorum. Bir avuç yakınım var ve onlarla sorun yasamak degil keyif almayı amaçlıyorum.

Ancak asıl ödevlerim yakınlarım. Onların sorun olarak yansıttıkları.
Ayna olmaları, benim tamamlamamış yanlarıma ışık tutmaları.

Kuzey aracılığıyla hayatın bana söylediği şu:

.... Diğerlerine yönelik farkındalığını takdir ediyorum ama kendinden başlamalısın. Yakın çevrenle birlikteyken bunu kaybediyorsun. Kendini izlemeyi unutuyorsun.
Hem sonra o yakın gözlük sence ne için kayboldu? Yakınına karşı körleşiyorsun. Kamerayı kendine tut.
Gözlüğü bulmaktan ümidi kestim.
Yeni bir gözlük lazım bana.

KİTAP İZLERİ

Kendi Işığına Yürü

M. Kemal Sayar

Karanlığın Ortasında Bir Işık: Kemal Sayar'dan Toplumsal Travmaya Edebî Bir İlk Yardım Türkiye'nin kolektif bilincinin pandemi, ekonomik krizler ve depremlerin derin yaralarıyla gölgelendiği bir çağda,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön