"Yaratıcılık, beynin en güzel oyuncağıdır. Ama bazen o oyuncak, sahibini de oynar." - Umberto Eco"

yazı resim

Nağmeleri feryada dönüştü şarkıların
Her nakarat yalvarır gibi Allaha
Edalar bir çığlık bestekarlardan
Yağmur hışırtısında kokan toprak değil sanki
Küllerin dumanı bu genizler acıtan
Ömür tüketen zehir
Ne deniz bıraktın ne nehir;
Bir tozdan çölüm bıraktığın arkanda
Kuşlarım bile ebabil.

Gülen resimlerin var ;
Bana nazire belki.
Gülmek sana yakışıyor da.
Benim vaktim var;
tebbessüm şimdilik uzağımda
Hesap öbür tarafta
Koyulur mizana yapılan
Dilsiz günahlar boynumda
Kızarır yüzüm,sen utanmazsan utanma
Mirasın hüzün;
Çerçevelenmiş hatıralarla.
Canım yanmaz oldu korkma;
Binbir gece seni doğurmuşum tan kızılı sabahlara
Unutur muyum bilmiyorum
Sorma aklım yitik
Kendimi vurmuşum meçhul yarınlara
Karanlık düşüncelerle dolmuşum
Ümit deryasının dibini bulmuşum
Çoktan belkileri uğurladım peşin sıra
İhtimaller yok
Yaşamak risk
Artık yoksun
Kalbim kırık ve ben mutsuzum

KİTAP İZLERİ

Esir Şehrin İnsanları

Kemal Tahir

Kemal Tahir’in İşgal İstanbul’unda Parçalanan Bir Ruhun Portresi Bir imparatorluk çökerken geride kalanların ruhunda açılan yaraları, bir ulusun en karanlık anlarında kendi kimliğini nasıl aradığını
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön