"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Hikâye

“Bir hikâye yazıyordum. kahramanı sendin bu hikâyenin. Zamanı üç boyutuyla kuşatıyordu güzelliğin. Ben çaresiz kalemim kaditti. Oysa sen, alabildiğine albenili, alabildiğine kayıtsızdın...”

yazı resim

Bir efsane kadar gizemliydin,
Bir gül kadar alımlı,
Ve ismin gibi güzeldin,
Gülüşün gül kokuyordu.
Güneş seni gördüğü için mutluydu.
Ben güzelliğini destanlaştırıyordum yüreğimde.
Gülüşün iz bırakıyordu can evimde.
Yüreğimi yaralıyordu kirpiklerin.
Yüreğimden sen sızıyordun kan yerine.
Seni gördüğüm her anı kutsal biliyordum.
Güzelliğini görüyordum bütün güllerin renginde.
Sonra bir şiir oluyordun, sevda üstüne aşk üstüne.
Ben, aşkın özsuyunu içiyordum,
Elâ gözlerinden.
Sen yine öyle güzel, öyle alımlı, öyle kayıtsız duruyordun...
Her saniye, her salise yüreğimde sen vuruyordun...
Bir gül gibi seviyordum seni,
Zemheride sensizlikten üşüyordum.
Ben mevsimleri şaşırdım senin yüzünden.
Beş mevsim cemre diye yüreğime sen düşüyordun...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön