"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, kağıda dökülmüş hali gibidir; tek fark, kağıt en azından sizi dinler." — Franz Kafka"

Hüznün Kanaviçesi

Biliyor musun, hayallerimin nadidesi? Yüreğimin, kanaviçesinde işli hüzün olduğunu…

yazı resim

Biliyor musun, hayallerimin nadidesi? Yüreğimin, kanaviçesinde işli hüzün olduğunu…

Her sabah doğan günde günaydınım olduğunu erguvan akşamlarda solduğunu…

Yanım yörem, desen desen sen… Şayet bir gün çıkıp gelirsen! Ömrüme bereket , gönlüme vuslat gülü olacaksın...

Ben sende meserret ışığı görmüştüm, devran gönlümün kanaviçesine hasret dokudu.

Hurufat ehli, hüzün yazdı hüzün okudu.

Ben dört elif miktarı sustum susamadım. Katre katre gül dudaklarına susadım…

Senin yokluğunu kanıksayamadım. Artık hasret kervanının demirbaşı adım.

Nerdesin sultanım, karanlıklarda kaldım. Işıl ışıl gözlerini ararım.
Aydınlığına, gülüşüne bilsen ne kadar muhtacım.

Merhaba hüznüm,sevincim, günaydınım. Aşkın âteşîn potasında yüreklerimizi harmanlar, yollara bakarım.

Telaşım, canhıraşım izin ver ,aşkım olsun sana son kelamım…
Ankara,19.02.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön