"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"

İnci

gözlerden akan damlalar,denizin kucağında beyazlaştılar.

yazı resim

binlerce yıl öncesinde
başladı aşkın hikayesi..
bulutların üstünde otururdu
göklerin efendisi

elinde olmadan sevdalandı,
ölümlü bir güzele
çiçekler uzatmak isterdi
o narin ellere..

bir bahar mevsiminde
göçtü güzel dünyadan
hüzünler bıraktı,
yaşlı gözlerde kalan..

gözlerdeki damlalar
süzüldüler,
dünyaya aktılar
karşıladı onları
denizin ortasındaki kayalıklar..

damlalardan bir tanesi
beyaz köpüklere karıştı
sonunda denizin
karanlıklarına ulaştı
kumların üstünde
beyazın ustası ile kucaklaştı..

yıllar geçti..
kayalıklar,
beyaz dalgalarla
iyice beyazlaştılar
kavimler geldi geçti
o güzelim deniz için savaştılar

sonra bir kral,
yine, ölümlü bir güzel için
kayalıklar üzerine
yaptırdı beyazdan bir kule
ama, engel olamadı
denizin ortasında,
yılanla gelen ölüme..

yıllar geçti..
aşklar yazıldı
beyaz taşlara
ölümlü güzellerin ağırlığı çöktü,
geçmişten gelen yıllara..

kimse bilmez;
taşların altında yatan
son damlanın hikayesini..
kule beyaz,
boğazın incisi..
denizin kucağındaki
gözyaşı beyaz,
acı sevdanın incisi..

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön