"Bu kadar çok hayranım varken, neden hala bu kadar yalnızım? Ah, evet, çünkü hepsi ölü." - Edgar Allan Poe"

İntiharın Kur’an’daki Yeri ve Bağışlanma Umudu

Kur'an'ın intihar konusundaki perspektifini ele alan bu metin, insan hayatının kutsallığını ve kendini öldürmenin yasaklandığını Nisa Suresi 4:29 ayetiyle açıklıyor. İntiharın toplumsal ve ahlaki boyutlarına değinen yazı, Allah'ın rahmet ve bağışlama sıfatlarının genişliğini vurgulayarak, günahkârlar için umut kapısının daima açık olduğunu hatırlatıyor.

yazı resim

İntihar, insan hayatına son verme eylemi olarak hem toplumsal hem de ahlaki açıdan büyük bir sorun teşkil eder. Kur’an, insan hayatına verilen değeri ve yaşamın kutsiyetini açıkça ifade eder. Bu bağlamda Nisa Suresi 29. ayetinde şöyle buyrulur:
> “Ve nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size rahimdir.” (Nisa 4:29)
Bu ayet, doğrudan intiharı yasaklayarak, insanın kendisine yönelik öldürücü bir eylemde bulunmaması gerektiğini ortaya koyar. Allah’ın rahmet sıfatı da burada özellikle vurgulanır; O, kullarına merhametle muamele eder. Bununla birlikte, Kur’an, intihar gibi büyük bir günah işleyen kişinin kesin olarak cehennemlik olduğu yönünde bir hüküm vermez. Bilakis Allah, bağışlamanın ve rahmetinin genişliğini tekrar tekrar hatırlatır. Örneğin, Nisa Suresi 116. ayetinde şöyle denilir:
> “Şüphesiz Allah ona ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediği kimseyi bağışlar. Ve kim Allah’a ortak koşarsa kesinlikle uzak bir sapıklığa düşmüştür.” (Nisa 4:116)
Burada açıkça şirk dışında kalan tüm günahların Allah’ın dilemesine bağlı olarak affedilebileceği bildirilir. Bu, intihar gibi ağır bir günah için bile Allah’ın affına kapı aralar. Dahası, Zümer Suresi 53. ayetinde Allah’ın rahmeti ve bağışlaması özellikle vurgulanarak şöyle buyrulur:
> “De: Ey nefislerine karşı israf eden kullarım! Allah’ın bağışlamasından umut kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” (Zümer 39:53)
Bu ayet, umutsuzluğa kapılan, nefislerine zulmeden ve günahlar işleyen insanlara Allah’ın rahmetinin kapısını sonuna kadar açık tutar. İntihar eden bir kişi, Allah’a şirk koşmadıysa, yaptığı günahın bağışlanabilmesi ihtimali vardır. Allah dilerse affeder, dilerse cezalandırır. Ayrıca, her ölüm, Allah’ın izniyle ve ecelin tamamlanmasıyla gerçekleşir. Ali İmran Suresi 145. ayette bu hakikat şöyle ifade edilir:
> “Allah’ın izni olmadan bir kişi için ölmek yoktur. Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Ve kim dünya sevabını isterse ondan veririz ve kim ahiret sevabını isterse ondan veririz. Ve şükredenleri ödüllendireceğiz.” (Ali İmran 3:145)
Bu ayet, zahiren intihar eden bir kişinin dahi aslında Allah’ın takdir ettiği eceli tamamlanmadıysa ölmeyeceğini bildirir. Her can, Allah’ın yazdığı sürenin sonunda son bulur. Sonuç olarak, intihar etmek, Kur’an’da açıkça yasaklanan büyük bir günahtır. Ancak, intihar eden kişinin Allah’ın rahmetinden ve bağışlamasından kesin olarak mahrum kalacağı iddiası, Kur’an’ın açık hükümleriyle çelişir. Şirk koşmak dışında kalan tüm günahların Allah’ın dilemesiyle bağışlanabileceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, intihar eden bir kişi hakkında “kesin cehennemlik” gibi bir hüküm vermek, Kur’an’a iman eden bir kimsenin asla söyleyemeyeceği bir iddiadır. Çünkü Allah’ın rahmeti sonsuzdur ve O, dilediğini affeder.

KİTAP İZLERİ

Küçük İşler Büyük Özgürlükler

Mert Başaran

Finansal Özgürlük Arayanlara Bir Dost Tavsiyesi Mert Başaran'ın "Küçük İşler Büyük Özgürlükler" adlı eseri, kişisel finansı karmaşık tablolardan ve anlaşılmaz jargonlardan arındırarak hayatın içinden bir
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön