"Yazmak, aslında ölmek için bahane üretmektir; çünkü yaşarken yazamazsın, yazdıkça ölürsün." — Franz Kafka"

Kalleşliğin Kadını

yazı resim

Bir rüzgar esmişti
sevince seni,
tatlı,ılık,masumca,
derken;
Kara bir bulut çöktü,
ayrılığın adına,
acı,buruk,soğukça.
Sonra çöküşler yaşadım
senin yokluğunda,
ölümler yaşadım
ilk zamanlarda.
Seni nefretle andım,
yıktığın hayallerimin
yansımasıydı belkide bu.
Belkide ilk kez
birisine bağlanışın,
ya da
uğruna ölebileceğim
bir sırada beni,
sırtımdan bıçaklayışının.
Ama yılmadım,
yelken açtım umutlara,
umutla baktım yarınlara,
kendimi adadım mutluluğa,
fakat yine olmadı,
yarınlarda geçmişler vardı
hatıralar vardı.
Sevgiyi yağmalayan
kalleşlikler,
ve de bir kalleş vardı.
Bu kalleşlik
sanki senin adındı,
en zor anında bile
unutmadın adını
çünkü o seninle yaşadı.
O günde kalleşliğin beni
sırtımdan bıçakladı,
senin sevgiden anladığın
sadece bu kadardı,
yazıklar olsun sana
kalleşliğin kadını.

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön