"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

yazı resim

Say ki bir hiçim.
Say ki yarın ölecekmişim.
Usulsüz,makamsız,
son bir nidayla.
Say ki yorgundum.
Say ki kirliydim.
Uyudum bir gece,
bir daha uyanmadım,
seni bekledim,
hiç gelmedin.
Bil ki özlemine yenildim.
Bırak artık yalanları,
sen yoktun,
içim acı doluyordu,
içim,
kanıyor,kanıyor,
kanıyordu.
Sırtımda hala senin hançerin
Zalimsin.
Seni annem gibi bekledim,
hiç gelmedin.
Bir nakıştın,
günah oldun sonra,
işledim işledim seni.
Paketimde son sigaram,
son istasyonu trenin,
kırık bir umuduydun,
çektiğim özlemlerin,
hiç gelmedin.
Adını yazdım,
defterimin son sayfasına,
defalarca
kırık bir umutla,
kapatmadım perdemi,
arası hep açıktı kapımın,
hiç gelmedin.
Bütün şarkılarda,
terkedilen hep bendim,
sense şarkıyı yazan besteci.
Ben sevgi ülkesinin
en itaatkar kölesi,
sen ayrılıklar ülkesinin,
mağrur ve zalim prensesi.
Umut etmişti deli yüreğim,
gurur diyorsun şimdi,
gururmu kaldı be kadın?
Gitme diye diz çöktüm.
Sen zalimsin,
vicdansız hainsin
hiç gelmedin.
Kapılar kapalı,
perdeler örtük,
beklediğim yolcu değilsin artık,
seni içimden çıkardım.
Ne duvarımda resmin var,
ne dilimde ismin,
zalimsin,
vicdansız hainsin,
gittin,
hiç gelmedin.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön