"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Kasım'da

Olmasa bile, yazarken hep ayrılık çaldı kapımı. Evde yokum mu deseydim? Keşke,

yazı resim

Yalnızlıkta böyle işte. Dün gülerken birlikte; şimdi, tek ben ağlıyorum. Sonbaharı ne de çok severdik bilmez misin? Öylecene oturur soğuk betona, kıçımızın altında hiçbir şey yokken dut ağacının yerlerde rüzgarla sürüklenen kurumuş yapraklarına bakıp bakıp daha da bir gülümserdik. Oradan geçenler şaşırmadan edemezlerdi. Her biri – ister kadın olsun ister erkek – kısa bir süre bakardı gözlerini ayırmadan. Ve ben hiç birinin yüzünde bir şeyler sezemezdim.
Kasım’ı delicesine yaşayamayacağız, biliyorum. O uzun, kiremit rengi, çiçekleri çok olan elbisenle sevmiştim seni. Ama tan vakti şimdi, bırakıp gidiyorsun beni. Üzerinde o elbisen…
Ben ne yapacağım şimdi?..

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön