"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

yazı resim

Belki dalmışım düne
Belki unutmuşum günü
Belki hiç uyanamamışım hayallerden

Belki hiç gelememişim evime
Belki hiç erememişim sabahıma
Belki donmuşum zamanın ka(h)rından

Belki de o hiç olmamıştır
Beklide hiç yok olmamıştır
Belki ben hiç doğmamışımdır

Kim bilir annem
Belki de diri diri yanmış,ım
Bekli de yananları kucaklamışımdır

Belki güneş doğurmuş yarım dudaklı
Bekli de güneşe doğrulmuşumdur
Belki de bu yüzden umursanmaz güneşi yiyenler

Ah bir arasalar belki bulurlar
Geçmişin hatır kıran icabında kendilerini
Belki dalgalar da duyar çarşaf gibi denizi

Belki hatıralar acıtır delik deşik yüzleri
Belki de delirtir gün görmemiş hanımları ve beyleri
Belki de ağlatır delileri kim bilir

Belki cemre soluk çekiyordur dilde
Zamanın saçları ağarmıştır belki
Belki de kalbini inkârdadır herkes

Bekli anılar kükrüyordur emanetimize
Belki de yarınların içi yarılıyordur gözlerimizde
Belki de ölmüşüz her tükenişte

Kim bilir…

Habibe Ağaçdelen

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön