"Yarın, kendini bugün sananların hiç ulaşamayacağı bir yerdir. Eh, en azından kahvemi bitirene kadar." – Dorothy Parker"

kömürüm

yalnız vuracaksın kazmayı / ki başında varsa bir yel / sevda yeli bulaşmasın diye / başka bir göze,güzelliğe / dayanması güç olmasın / zorluğa,çileye,kedere / yalnızlık sarmalasın tüm / yorgunluğunu karanlığı

yazı resim

içerden çıktığımızda
gözlükler bile terlerdi
terler gözümüzde nehir
sıcacık bir yorgunluk
üzerimizde karanlık
saran bizi ve yalnızlığı

yalnız vuracaksın kazmayı
ki başında varsa bir yel
sevda yeli bulaşmasın diye
başka bir göze,güzelliğe
dayanması güç olmasın
zorluğa,çileye,kedere
yalnızlık sarmalasın tüm
yorgunluğunu karanlığın

çekilir gibi miydi
yaşamadığın aşkların
yüzüne vurduğu çizgiler
sahi aşık olabildin mi?
gün ışığında görmeden
bir güzeli,güzelliği
doğru ya gün ışığı
senin için bir muamma
belki hiç tatmadığın
bir buse_cik "aydınlık"

gün ışığı bana uzak
bir kelime _manasız_
kara en sevdiğim renk
renklerin içinde
renklerin şahı
kara gözleridir sevdanın
yakan beni,benliğimi
tutkuyla sakladığım
altın kilitli sandıkta
belki benimde bilmediğim
bilmeyi istemediğim
gri bulutlarını üzerime
saldığı kentin ışıksız
günlerinin hatırına
saklamaya devam edeceğim
kara gözlerini kömürüm

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön