"Yazarlar, tanrı olamayan ama yine de kendi evrenlerini yaratmaya çalışan zavallı ölümlülerdir." - Terry Pratchett"

yazı resim

Var sen beni masal kuşu san.
Hüzün konağının tavan arasında,
Göçemeyen, tek kanatlı bir kırlangıç olduğumu bilme.

Yeşile boyuyor bekçi, beslediği çekirgenin kafesini.
Olur ya, başak tarlasında sanar hayvancık kendini.
Sanrılarımız çoğaldıkça yaşadığımızı sanmıyormuyuz hepimiz.
Gözlerimiz kapalı, hep bir bulutun peşinden koşarken sesimiz.

Her gün baştan başlıyor bu mavi sürgün,
Ay ışığında sona vardı sandığım.

Mermer oymalı tutunmaların ahşap basamakları kadar güvenli,
Bu hayatta adım atmak ürkütücü ve korkunç değil mi?
Korkularımız çoğaldıkça cesaretimizi sınamıyormuyuz hepimiz.
Kalplerimiz özgür, hep bir düşüncenin kasığında kıvranırken beynimiz.

Her gün kalbimi bağışlıyorum, aşk doymuyor.
Her gün aşk yaşıyorum, kalbim duymuyor.

Var sen herseyi mukaddes ve mübarek kıl.
Şeytanın yalan çanağı iki dudağın arasında,
Suskun meleklerin kanını içtiğini bilme.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön