"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." – George Orwell (kurgusal)"

Meçhule Yazılmış Mektuplar - 10

Selâmın ardınca, Bugün Ankara’ya yağmur yağıyor ve bende bir burukluk var... Derunumda bir yerlerde erguvanî hüzün çiçekleri açıyor.

yazı resimYZ

Selâmın ardınca,
Bugün Ankara’ya yağmur yağıyor ve bende bir burukluk var... Derunumda bir yerlerde erguvanî hüzün çiçekleri açıyor.

Bu burukluğun sebebi yağmur mu, yoksa sen misin ey muhayyel peri!

Ruhum hasretin girdabında dönüp duruyor… Yüreğimde yelesine zamanın nakşedildiği bir yılkı hep meçhul ve muhayyel iklimlere, senin iklimine koşuyor…

Hep vuslatın kıyısından dönüyorum eli boş.

Ankara’nın sisli yamaçlarına bahar inmek üzere… Lâkin benim yamaçlarımda hâlâ zemheri hüküm sürüyor…

Yalnız, gönlümün derununda cümle gülleri kıskandıran bir gül açıyor. Efsanesini bilahare anlatacağım bu gül. Tasviri ve tavsifi yapıldığında yalnız benim değil cümle hurufatın ve kelamın başını döndürüyor…

Selâmıma selâmla mukabele dileklerimle, gam ve gussa senden uzak olsun ey muhayyel peri.
Ankara,24.02.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön