"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

yazı resim

MED-CEZİR

Yaşlı bir kayayı seviyordu,
Çok acılı çok öykülü bir deniz.
Ölüler biriktiriyordu, derin koyaklarında.
Canlı acılar dalga oluyordu,
Ölü anılar köpük.
Köpük köpük
dalga dalga
karışıyordu öyküler.
Öykülerde isimler karışıyordu.
Ötekinin korkusu çürüyordu su.

Esrik anlarında balçık kusuyordu kaya.
hayvan öykülerinde
yaşamın izini sürüyordu.
Fısıldıyordu her canlıya,
çığlık çığlık
‘can verin bana’
Eksilen yerleri acıyordu.
Gitmesinden korkuyordu denizin,
çekilmesinden,
kalmasından korkuyordu.
Kaya çürüyordu.

Aydınlık bir gecede
denize düştüm.
Gözyaşıydım,
sevdalardan arda kalan
Yakamozlar med _cezir balığının şarkısını söylüyordu;
kürdili hicazkar.

Ya dalgadan tokat yer
Ya balçıkta çürürler
Med cezir balıkları
Med ce…
Med…

Nakarat fazla uzadı
Galiba ben...
detoneydim biraz.
Korkuya kapıldı deniz, fırtınalar kopardı
Çığlıklar siren sesleri,
gece karardı.

Yazgım düşmek sevgilinin gözünden;
kelebeğin kanadına.
Ardımdan
mavi kayalar kapandı.
Çarpma sesiyle yırtıldı gece.

Denizin kolları mı ?
Kayanın gözleri mi?
Derin !?
Mavi !?
Ölüler kimin ölüleri !?

KİTAP İZLERİ

En Uzun Gece

Ahmet Altan

Aşkın Karanlık Coğrafyası: Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si Töre cinayetlerinin gölgesinde akan bir tutkunun trajik öyküsü Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si, aşkın ve acının iç
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön