"23 Nisan çocuk bayramıysa, büyüdüğümüzde ne oluyoruz? Kocaman bir 'keşke' mi?" - Franz Kafka"

Neyin Bedeli?

Cehennem ölünce görülen, yanılan yer değilmiş meğer.

yazı resim

Henüz çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi sayılırdı ki; bizi büyüklerimiz yapabileceğimiz hatalara karşı, ilahi bir güçle korkutmaya başlamışlardı. Eğer yalan söylersek, izinsiz başkalarının mallarını kullanırsak ...elbet cezalandırılacaktık. Cezanın şekli ise belirsizdi ama varlığı kati. Ya ateşlerde yanacaktı bu beden adına cehennem denilen, ya da sevdiğinden ayrı düşecekti. Ana yavrusundan, can canandan…

Kıyamet günü tasvir edilirdi. Tanrının dört büyük meleklerinden biri olan İsrafil Sur adı verilen boruyla üfleyecekti. Buna göre ilk üflemede yaşayan insanoğulları sonun başlangıcı olduğunu anlayacaklardı. İkincide yerler ve gökler birleşecek üçüncü de ise aramızda olmayan şuan toprak olan tüm canlılar dirilecekti. Korkulacak şeydi doğrusu bunu yarı çocuk zihninde resmetmek. Ama ilginçte olabilirdi… Onca koşuşturmada kimleri kimleri görecektik; Ademler, Sezarlar, Napolyonlar, Nefertitiler, Mustafa Kemallar, Nazımlar… Her şey, herkes bir yana korkutucuydu betimlenen bütün sahneler.

Sonra sonra büyümeye başladık. Gördük ki herkes kendi cehennemini kendi yaratıyormuş. Üstelik bunun için yaşamın son bulmasına bile gerek kalmıyormuş. Cehennem ölünce görülen, yanılan yer değilmiş meğer. Cehennem insanın başta kendine ve kendinden sonrakilere değer vermeksizin, amaçsızca yarınsız yaşamakmış.

Ve bizler artık büyüyüp kendimizce vicdani ve maddi yatırımlarımızı yapmaya başladıkça; korkulması gerekenin Tanrı olmadığını, korkulacak varlığın insanoğlu olduğunu anladık. Artık ne Deccallar ürkütüyor bizi ne İsrafiller ne de Surlar…

Ekolojik dengenin her geçen gün hızla bozuluyor olması, su baskınları, kuraklık, fırtınalar, salgın hastalıklar, bilim dünyasındaki gelişmeleri kendi egoları için kullanan genetik mühendisçilerin var olan canlılardan yenilerini klonluyor olmasıyla kendi cehennemimizi yaratıyor olduk. Üstelik başlangıçta bize anlatılan cehennem sözüm ona yaptığımız yanlışların bedeli olacaktı…

Peki el birliği ile yaratmaya başladığımız bu cehennem neyin bedeli dersiniz?

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön