"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

o mevsimi gece geçtik

biryantinli saçlarımız / bizden önce baksa da aynaya / sefillik yüzümüzde yalınayak gezerdi /

yazı resim

- iki ucu boşlukta merdivendi ergenliğimiz
ne çocuk sayıldık ne büyüyebildik -

cüzzamlı cesetlerdi bedenlerimiz
dolaşırdı kavakları ikindi olan kentin
arka sokaklarını
ezberleyipte unuttuğumuz aşk replikleri
geceyi yoran dizeler
ip olurdu boynumuza
gözlerimiz arabesk şarkılara sin/di

birleştirdiğimizde harçlıkları
ne şakşuka bilirdik ne haydari
yeterdi kavun peynir
devirirdi bir ufak dört kişiyi
biryantinli saçlarımız
bizden önce baksa da aynaya
sefillik yüzümüzde yalınayak gezerdi

en büyük korkumuz
"oğlancı" denmesiydi ya da "ibne"
ürkektik bakire kızlar kadar
en irimiz Necati
kerhaneye duvarından atlayarak girerdi
kızlarla biri birimize
ayarsız saatlerdik

ömrü karartmaya yeten sivilce
telafisi yok sandığımız yanlış sözdü yaşam
dünya etrafımızda dönerdi
terkedilmiş merkezlerdik
dörtnala gelip gitmesini istediğimiz
o mevsimi silmek için takvimlerden
gece geçtik

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön