"Gelecek, şimdinin bir icadıysa, bu kadar kötü bir icat için hepimizden özür diliyorum." — Douglas Adams"

yazı resim

Cam buğusu gibiydim, yağmurlu İstanbul sabahları düşünürdüm seni.
Siyah bulutların esaretinde gözlerim, gözlerimde bir kadın bedeni.
Sessiz yağardı hasretim gökyüzünden ve sensizlik tüten bacalarıyla daha uyanmamış bir varoş sabahı gibiydi,.
Ellerim akardı camdan, kahrolurdum.
Kadehlerin dibi hep kırmızı kalırdı geceden ve geceler hep vuslattı, sevişirdi akreple yelkovan, ben bu meşki seyrederdim.
Ben gecenin terkisine yalnız biner öyle gezerdim.
Mumun kokusu bölerdi karanlığı bazı
Ve seyredilesi olur varsa bir tek sigaran, mumla gecenin dansı.
Notalar vururdu duvarlara, raks başlar, mest olurdum.
Sonra gevezeliği tutardı ellerimin. Yazdıkça yazar, kaybolurdum.
Bütün yollar sana çıkardı ansızın ve senle dolardı kağıtlar, güneş doğardı
Ben, yok olurdum.
]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön