"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Oyun Zamanı

yazı resim

Zaman azalırken, bu bankın üzerinde
ahşap tenli dokunuşlar ile irkiliyorum..
Sensiz,
çoğu kez bizsiz ,
bir hayatın sonra ermesi kadar
canımı yakıyor gidişin..
Ardına bakmadan,
dönmeye cesaretsiz ve umursamaz..
İçimdeki öfkeyi bastıramadığım
aynı akşamlardan kalma bu satırlarımı sana,
sensiz geçecek nice güne ve
o ağrılı yaralarıma yazıyorum;
şifa niyetine ..

Bir oyundu oynadığımız;
kuralsızlıklarla oyunluktan çıkmış,
perdesi eski,
tenin pürüzlerini ortaya çıkaran
dürüst bir oyun..
ve sen oyun arkadaşım..
Ne bundan sonrası olacak bu oyundan bize kalan,
ne de öncemiz olacak anımsanan..
Söylediğimiz her söz,baktığımız her renk,
aldığımız her alkış,
kalbimize bir delik daha açacak.

Ten yarılsa da
yaralansa da artık;
çatlaklarından sızan zamansız ağırlık
bu sahneyi karartacak..

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön