"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"

Saatlerce Beklemek Vardı Kapılarında...

Saatlerce beklemek vardı kapılarında/ Gece vakti kar yağarken bembeyaz./ Doğuşunu beklemek vardı ya güneşin;/ Doğmayacak günü nerde beklesen olmaz./

yazı resim

Saatlerce beklemek vardı kapılarında
Gece vakti kar yağarken bembeyaz.
Doğuşunu beklemek vardı ya güneşin;
Doğmayacak günü nerde beklesen olmaz.
Göğe bakarsın gördüğün yıldızlardır:
Havada asılı kalmış mazideki gülüşler.
Ufukta ölesiye bir karanlık ve ölürsün,
Yalnızsındır yine hani nerde melekler? !
Saatlerce beklemek vardı kapılarında
Telefon etmek karşıki kulübeden...
'Kim' diye soruşuna, 'Ben' demem yetecekken
Tanıyacaktın hep seni soluyan nefesimden.
Loş ışıklar ortasına düşecektim sonra,
Odama kapanacaktım yine yapayalnız.
Dışarda savrulan yapraklara bakıp,
Kızacaktım esişine rüzgârın zamansız
Saatlerce beklemek vardı diyorum
Avuçlarımda geçmiş yazların kokusu...
Martılar bile görmüş... Sordum:
Uykusuz gecelerde gördüğüm kâbusu.
Kelimelere dokunmak istemem bu sefer
Bir kez olsun çağırmadan, gel be artık güzelim!
Duymaz mısın aşkına yaktığım ağıtları?
Yüreği nasır tutmuş, benim nazlı gelinim...

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön