"Yarın ölme ihtimalin varken, bugün ne kadar az şey okuduğuna dönüp bir daha bak." - Virginia Woolf"

Sen ve Siz

Sen " Siz'i unutmalı ...

yazı resim

Sen ve siz, iki ayrılmaz ezeli dost. Sen ve siz sevseler de birbirlerini. Hiç soramazlar birbirlerine “Sen, beni seviyor musun?” diye. İkisi de geceleri yıldızlara bakar kimsenin onları duyamayacağı saatte birbirlerinden habersiz “ evet, beni seviyor“ derlerdi. Birbirlerini bu kadar seveceklerini ikisi de bilmiyordu. Ne Sen, Siz’i ne de Siz, Sen’i tanıyordu. Onların ki lise aşkı değildi ki okul bitince bitsin.
Siz, Sen’e hiç “Sen” diye hitap edemese de; Sen de Siz’ e hiç “Siz” diyemez. Sen ile Siz ayrı ayı dünyalarda yaşasalar da ikisinin de duası hep “biz…” ile başlardı. Siz, kaç kere söylemek istemişti de “Sen“ diyememişti. Bir gün Siz, bu sevginin unutulması gerektiğine inanır. Çünkü artık o da inanmıştır bu sevginin geçici bir şey olmadığına. Sen’i düşündükçe Siz’in kalbi çarpa dursun. Zihni girip araya “Sen’i unutmalısın” diyordu. Siz’in zihnine nedeni sormaya cesareti yoktu. Cevabı malum sorular bilirdi ki insana acı verirdi.
Siz, bir gün Sen’e, söylediğine hiç inanmasa da, ilk defa “ Sen” diyebildi. Siz, Sen’e ”Sen beni hiç sevmedin “ diyebildi. Sen’in unutamayacağını bilse de. Siz, Sen’e “ Sen, beni unutmalısın” dedi.
Sen, unutmalıydı “ Siz’i” .
Sebep…
Sen, “Siz’e “ alışmamalıydı…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön