"Bu kadar erken uyanmak için ya bir devrimci olmalısın, ya da kahve makinen bozuk." — Douglas Adams"

yazı resim

I.
Mıh gibi aklıma kazınmış
anlardan, anılardan,
gecikmiş sözcükleri seçip
sakladım belleğimde.
Onları fısıldadım kulaklarıma
her gece, durmadan...
Onları sardım belime,
onları örttüm üstüme
ve öylece geçirdim
bilmem kaç saati, günü, ayı...

Peşi sıra gün ışıdı, gün battı,
hep karanlık, hep karaydı;
habersizdim.

Kaç zaman gözüme ilişen tek renk
duvardaki soluk mavi
ve duvarda asılı duran
iki minik sevgilinin o şirin tablosuydu.
İşte o tablo çarpıyordu her defasında
sensizliği yüzüme,
buz gibi suya itilmiş gibi irkiliyordum.

Hiç açmadım bu yüzden gözlerimi,
ve hiç kıpırdamadım, korktum,
ya uyanırsam diye.
Ya silinirse diye belleğimden o sözcükler!
Her biri bizi resmediyordu
çünkü düştüğü cümlede.

Kısa bir zaman diliminin fotoğraf albümü gibi,
sayfa sayfa çeviriyordum.
Gözlerimi kapayıp
her karenin kompozisyonunu okuyordum kendime,
yüksek sesle...
Hepsi sahici, hepsi canlıydı;
hiç birindeki gülümseme
yapmacık, sahte değildi;
deli dolu, dolu dizgin bir mutluluğun
tuvallere akması gibiydi, an be an...

II.
Aldanma di'li geçmiş zamanla
çekimlenmiş cümlelerime,
biliyorsun,
hepsi şimdiki zamana gecikmenin
utancına bulanmış,
adressiz bir mektubun çekingen cümleleri gibi.
Biliyorsun Sevda(can), en iyi sen biliyorsun;
çünkü sen benim gibi seviyorsun!

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön