"Yazmak, aslında ölümü defnetme alıştırmasıdır; her kelime bir kürek, her paragraf bir avuç toprak." Jorge Luis Borges"

Siyah Beyazdı

Bıçağın iki yüzünde gece, / Gecenin derinliğinde sen. / Yüzümde kırmızı karanfil, / Karanlığın dipsiz kuyularında, / Birden sen dünyamda. / Bense uykuda.. /

yazı resim

Bıçağın iki yüzünde gece,
Gecenin derinliğinde sen.
Yüzümde kırmızı karanfil,
Karanlığın dipsiz kuyularında,
Birden sen dünyamda.
Bense uykuda..
Uzatıyorum ellerimi,
Korkuyorum aslında,
Çok namert eller gördü bu yürek,
Sakındı!
Ellerim ellerine sığındı.
Güven veriyordu,
Tutundum...
Anam diyemedimki hiç,
Sarılamadımki sevgisine,
Öyle sıcaktınki..
Ana sıcaklığı vardı.
Isındım...
Kimsesizliğime geldin,
Korkudan sinmiş bir çocuktum,
Üstüme gelmekteydi dünya,
Babam oldun güya,
Dallarına tutundum.
Doğruldum...
Üşüyordu sırtım,
Alnımda koca bir soğuk,
Yüreğimde bir boşluk,
Sevgin dolu dolu yağıyordu.
Islandım..
Ellerin ellerimdeydi,
Yüreğin yüreğimde,
Eksikler tamamlanmış,
Bahçemde güller açmış,
Etrafımı yediverenler sarmış,
Uçuyordum...
Gözkapaklarım aralandı,
Uyanmak istemiyordum.
Ellerim...
Ellerim hala ellerindeydi.
Gözlerim aralandı.
Anladımki herşey yalandı.
Buda bir rüyaydı.
Rüyada olsa yaşandı.
Gözlerimi yumsam,
Bir daha,
Bir daha yaşasam.
Korkuyorum..
Arkasından kabusun şerri
Üşümüşlüğün bedelinden.
Şimdi kar yağmakta,
Ninemin yorganıda sandıkta.
Anahtarı da onda..
O ise sonsuzlukta
Neden,alnımda dudaklarının,
Avuçlarımda sıcaklığının,
İzleri var hala.
Rüya değilmiydi yoksa.
Uzatıyorum ellerimi,
Korkuyorum aslında,
Çok namert eller gördü bu yürek,
Sakındı!
Ellerim ellerine sığındı.
Güven veriyordu,
Tutundum...
Anam diyemedimki hiç,
Sarılamadımki sevgisine,
Öyle sıcaktınki..
Ana sıcaklığı vardı.
Isındım...
Kimsesizliğime geldin,
Korkudan sinmiş bir çocuktum,
Üstüme gelmekteydi dünya,
Babam oldun güya,
Dallarına tutundum.
Doğruldum...
Üşüyordu sırtım,
Alnımda koca bir soğuk,
Yüreğimde bir boşluk,
Sevgin dolu dolu yağıyordu.
Islandım..
Ellerin ellerimdeydi,
Yüreğin yüreğimde,
Eksikler tamamlanmış,
Bahçemde güller açmış,
Etrafımı yediverenler sarmış,
Uçuyordum...
Gözkapaklarım aralandı,
Uyanmak istemiyordum.
Ellerim...
Ellerim hala ellerindeydi.
Gözlerim aralandı.
Anladımki herşey yalandı.
Buda bir rüyaydı.
Rüyada olsa yaşandı.
Gözlerimi yumsam,
Bir daha,
Bir daha yaşasam.
Korkuyorum..
Arkasından kabusun şerri
Üşümüşlüğün bedelinden.
Şimdi kar yağmakta,
Ninemin yorganıda sandıkta.
Anahtarı da onda..
O ise sonsuzlukta
Neden,alnımda dudaklarının,
Avuçlarımda sıcaklığının,
İzleri var hala.
Rüya değilmiydi yoksa.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön