"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir: Hamlelerini bilirsin ama yine de onu yenemezsin." - Jorge Luis Borges"

Şizofreni

Rüyalarımı falakaya yatırdım az önce. Onları küvette asitle boğuyorum.

yazı resimYZ

Arkama bakmadan koşuyorum. Kendimden bir kaçıs. Yolun sonunda ne var, ne bekliyor beni bilmiyorum. Bilmek istemiyorum. O kadar göze aldım ki olabilecek her şeyi, ve o kadar düştüm ki. Kanayan dizlerim bana 'Dur!' diye bağırıyor adeta.
Bu aralar kafamda defalarca kendimi gömüyorum, gaz odasına giriyorum, gırtlağımı kesiyorum ayna karşısında. Yeryüzünde ne kadar adım attıysam o kadar kesiyorum ayaklarımı. Hissizlik hissine kapılıyorum. Uyurken aniden gözümü açıyorum ve kendimi uyurken izliyorum.

Rüyalarımı falakaya yatırdım az önce. Onları küvette asitle boğuyorum. Silinmeli tüm hafızam. Arındırılmalı tüm şarkılardan. Nefesimi kesen bazı notalar var, onları silebilir miyiz dünyadan? Mesela bazı yazarları katledebilir miyiz gece yataklarında? Hepimize enjekte ettikleri hüzün yüzünden biraz gülümseme borçlu değiller mi?

Birkaç ceset öpüp döneceğim yatağıma. Annemin sözünü yine dinlemedim. Bütün kuralları ayaklarımın altında hissediyorum. Şuan mutluyum, ölebilirim.

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön