"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Tekaütler Kahvesi

Buruk demlerin yudumlandığı hüzünlü mekanlar. Tekaütler kahvesinde buluşurlar buruk canlar.

yazı resim

Zamanın çığları altında kalmış da çıkmaz sesi.
Gömer içine hüzünleri tekaütler kahvesi.

Cümle sakinleri burkularak maziyi yad eder.
Bakıp bakıp da ufuklara sessizce feryad eder.

Dar ederler sabahı bil cümle aşina çehreler.
Eski bir masa çevresinde çaylarını içerler.

Her sabah aynı minval üzre bir sohbete başlarlar.
Çayın o kekremsi tadında huzur sükûn ararlar.

Burda şarkılar bile mahzun makamlarda dinlenir.
Gün hüzün makamında saklı hüzünden esinlenir.

Kahvenin kendine has tadı dilde acıya kaçar.
Müdavimleri hüzünlü kahveyse onlardan nâçar.

Dertlerini dürüp büküp de ceplerine koyarlar.
Akşam olunca birer birer evlere dağılırlar.

Böyle sürüp gider emrihak vaki oluncaya dek.
Göçerler cihandan müdavimleri sessizce tek tek.

Buruk demlerin yudumlandığı hüzünlü mekanlar.
Tekaütler kahvesinde buluşurlar buruk canlar.
Ankara,16.03.2009 İ.K

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön