"İnsanlık, zamanın ne kadar hızlı aktığını ancak son teslim tarihini kaçırdığında anlar." - Douglas Adams"

yazı resimYZ

ben yokum, gözlerinin irisinde dövülen kılıçlardan birisiyle öldüm
eski bir kitaba dönüştüm, beni kitaplardan tanıdın farz et, aslında hiç olmadım
silemediğim harflerin kalıntısında harabeleri besledi ölüm
tarihi eserler kaldı geriye savaşlardan; kırılmış kalkanlar, duvarlar ve nallar
iri kapılar yapsınlar sana, taş ustaları, marangozlar
göğsünü gererek gir buruciye'den
desenlerin üzerinde karbonmonoksit kiriyim, tam yanmayan kömürden kalan
paslandım simetrik şekillerde, lâle resimlerinde siyah bir yüzüm işte
tarihi camilerden, kurşun kubbelerden kağıda ve suya düştüm
ben ebrunun renklerini taş üstünde yüzdürüp göğsüme öyle bastım
bu yüzden silinmedi hatıralar, kalbimi kanattılar kırmızı rengi versin diye
köklerimi ağacın dalında bıraktım, yaprakların yeşilini sevdim, göğün mavisini
beni ısıtıp, ateş örsün üzerinde dövdü tanrı, bu yüzden sivrildim
dilimi yirmi dokuz harfe böldüler, az konuştum bu yüzden
yuvarlandım dünya üstünde, duramadım, vuruldum
eski bir şiire dönüştüm, beni kitaplardan tanıdın, aslında hiç olmadım

Yusuf BAL

Berceste Dergisi, Sayı 152, Mart Nisan 2015

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön