"Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder..." (Nisâ 4:58) ayeti, sadece bir dini tavsiye değil, toplumsal düzenin temel ilkesidir. Ancak bugün Türkiye'de eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye kadar hemen her alanda karşılaştığımız sorun aynıdır: emanetler ehline verilmiyor, liyakat sistematik olarak göz ardı ediliyor.
Eğitimde Liyakat Krizi: Rehberlik Skandalı
Problemin Boyutları
Türkiye'de yüz binlerce öğrenci her yıl üniversite tercihi yaparken, kendilerine rehberlik eden sistemin ciddi eksiklikleri bulunmaktadır:
Rehber öğretmenlerin yetersizlikleri:
- Fark tabanlı trend analizi yapabilen rehber öğretmen yok
- Bölümlerin istihdam verileri ve gelecek projeksiyonları hakkında güncel bilgi eksikliği
- Öğrencilerin potansiyelini ölçmek yerine not ortalamasına dayalı şablon öneriler
- Tercih dönemlerinde verilen yanlış yönlendirmeler, nesillerin geleceğini etkiliyor
Sonuçları:
Öğrenciler yanlış bölümlere yönlendiriliyor, motivasyonlarını kaybediyor ve mezun olduklarında işsizlik ile karşılaşıyorlar. 2025'te yaşanan sorunlar 2026'da da tekrar edecek çünkü sistemde köklü bir değişiklik yapılmıyor.
Üniversiteler: Beş Kuruş Etmez Kurumlar
Mevcut Durum
Türk üniversite sistemi ciddi yapısal sorunlar taşımaktadır:
Teorik ağırlıklı, uygulamadan kopuk eğitim:
- Dersler ezber odaklı, gerçek hayat problemlerine çözüm üretmiyor
- Laboratuvar ve atölye altyapısı yetersiz veya yok
- Öğrenciler mezun oluyor ama meslek sahibi olamıyor
- Sanayi-üniversite işbirliği söylemde kalıyor, pratikte yok
KPSS tuzağı:
Mezun olduktan sonra öğrenciler KPSS gibi alanlarıyla tamamen alakasız bir sınava mahkum ediliyor:
- Tarih, coğrafya, matematik, Türkçe gibi genel yetenek ve genel kültür soruları
- Uygulama yok, alan bilgisi minimal
- Mesleki yetkinlik ölçülmüyor
- Ezber yapanlar kazanıyor, vasıflı olanlar eleniyor
Bu sistem bilinçli bir geri kalmışlık üretimidir. Çünkü nitelikli, bilimsel düşünen, sorgulayan mühendisler yetiştirmek, merkezi kontrol mekanizmalarını zayıflatır.
Tarımda Felaket: Kuraklık ve Pestisit İkilemi
Bilimsel Gerçekler
Kuraklık arttıkça ortaya çıkan bilimsel gerçekler şunlardır:
Fizyolojik stres:
- Bitkiler su stresi altına girer
- Hücresel savunma mekanizmaları zayıflar
- Bitki dokuları hassaslaşır
Pestisit etkileşimi:
Kuraklık koşullarında pestisitlerin toksik etkisi dramatik şekilde artar:
- Bitki üzerinde kalıntı süreleri uzar
- Kimyasal bozunma yavaşlar
- Toprağa emilim azalır, bitkide birikim artar
- İnsan tüketimine ulaşan kalıntı seviyesi yükselir
Sağlık riskleri:
- Akut zehirlenme vakaları artar
- Kronik maruziyete bağlı kanser, hormonal bozukluklar, nörolojik hasarlar yükselir
- Tarım işçileri birincil risk grubunda
- Tüketiciler ikincil risk grubunda
Bu literatürde nettir, tartışmasızdır.
Türkiye'de Uygulama Felaketi
Ancak Türkiye'de tam tersi bir politika izlenmektedir:
Tarım = Pestisit Satışı Mantığı:
Tarım Bakanlığı'nın yaklaşımı klasik yöntemlere bağımlıdır:
- Bitki koruma = pestisit satışı olarak algılanır
- Ziraat mühendisleri bitki koruma ürünleri satış bayiliğine yönlendirilir
- Organik tarım gelişemez (çünkü pestisit satışı olmaz)
- Entegre mücadele sadece kağıt üzerinde kalır
Ziraat Mühendislerinin Durumu:
Türkiye'de ziraat mühendisliği eğitimi ciddi eksiklikler içermektedir:
- Yazılım bilmeyen
- Sensör tanımayan
- Mikrodenetleyici görmemiş
- Veri toplama ve analizi yapamayan
- IoT (Nesnelerin İnterneti) sistemlerinden habersiz
Mezunlar "mühendis" unvanı alıyor ama gerçek anlamda vasıflı değiller.
Avrupa ile Karşılaştırma
Avrupa'da akıllı tarım:
- IoT sensörleriyle gerçek zamanlı toprak nemi, pH, EC ölçümü
- Görüntü işleme ile hastalık ve zararlı tespiti
- Otomasyon sistemleri ile hassas sulama ve gübreleme
- Karar destek sistemleri ile pestisit kullanımının minimizasyonu
- Drone teknolojisi ile tarla taraması
Türkiye'de durum:
- Klasik yöntemler
- Gözle muayene
- Deneme-yanılma yöntemi
- Aşırı pestisit kullanımı
- Veri tabanlı karar verme yok
Bu fark, bilinçli bir politika sonucudur. Çünkü bilimsel, veri tabanlı tarım yapan mühendisler, merkezi ürün satış politikalarına muhtaç olmaz.
Çözüm: Radikal Liyakat Reformu
- Milletvekilliği ve Bakanlık Atamaları
Milletvekilliği Adaylığı İçin Zorunlu Sınav:
Aday olmak isteyen kişi üç aşamalı değerlendirmeden geçmelidir:
Alan Uygulamalı Sınav (Ağırlık: %50):
- Aday hangi alanda uzman olduğunu iddia ediyorsa, o alanda gerçek bir problemi çözmeli
- Örnek: Tarım komisyonuna aday olan biri, bir tarımsal sorunu çözmeli, rapor sunmalı
- Ekonomi komisyonuna aday olan biri, bütçe senaryosu hazırlamalı
Alan Temel Teorik Sınavı (Ağırlık: %25):
- İlgili alanın temel kavramları
- Mevzuat bilgisi
- Uluslararası karşılaştırmalar
Yetkinlik Dosyası (Ağırlık: %25):
- Daha önce yaptığı projeler
- Sektördeki deneyim
- Yayınlar, raporlar, somut çıktılar
Bakanlar için:
Bakanlar da aynı sistemle atanmalıdır. Bakanlık alanıyla ilgili uygulamalı ve teorik sınava tabi tutulmalıdır. Tarım Bakanı, tarımsal bir problemi çözebilmelidir.
Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi:
Tarafsızlık ilkesi gereği partili Cumhurbaşkanlığı kaldırılmalı, sistem parlamenter rejime dönmelidir. - Memuriyette Liyakat Reformu
Mülakat Sınavı Kaldırılmalı:
Mülakat, öznel değerlendirmelere ve kayırmacılığa açık bir kapıdır. Yerine tamamen objektif, ölçülebilir kriterler konulmalıdır.
Yeni Kamu Personel Seçim Modeli:
A. Alan Temel Sınavı (Ağırlık: %25):
- Teorik bilgi
- Kavram anlama
- Ezber değil, problem çözme
- Baraj amaçlı
B. Uygulama/Senaryo Sınavı (Ağırlık: %50):
- Mesleğe özgü gerçek problem
- Örnek: Ziraat mühendisi adayı, verilen bir tarlada sulama planı yapmalı
- Örnek: Öğretmen adayı, gerçek bir sınıf ortamında ders anlatmalı
- En yüksek ağırlıklı kısım
C. Yetkinlik Dosyası (Ağırlık: %25):
- Daha önce yaptığı projeler
- Staj deneyimleri
- Sertifikalar, eğitimler
- Somut çıktılar
Atandıktan Sonra:
Memur, alanıyla ilgili projeler geliştirmeli:
- Projeler hem uygulamaya dönük olmalı
- Hem de metne dökülmeli (raporlanabilir olmalı)
- Proje başarısına göre derece artırımı yapılmalı
- Her yıl en az bir proje zorunlu - Üniversite Reformu
Eğitim Modeli Değişikliği:
Her bölüm için sabit oranlar:
- %40 Uygulama: Laboratuvar, atölye, saha çalışması
- %30 Proje: Gerçek problemlere gerçek çözümler
- %20 Teori: Kavramsal altyapı
- %10 Sektör Stajı: Zorunlu, değerlendirmeye dahil
Sınav Sistemi:
- Çoktan seçmeli sınavlar yasak (ezber ölçer)
- Açık uçlu + uygulamalı sınavlar zorunlu
- Her dersin en az bir saha çalışması olmalı
- Gerçek veri analizi yapılmalı
Mezuniyet Şartı:
Diploma değil, yetkinlik dosyası mezuniyet şartı olmalı. Öğrenci mezun olmak için:
- En az 3 büyük proje tamamlamış olmalı
- Sektörde en az 6 ay staj yapmış olmalı
- Portföyünde somut çıktılar olmalı - KPSS'nin Etkisizleştirilmesi
KPSS tamamen kaldırılamıyorsa bile, etkisi minimize edilmelidir:
Yeni ağırlıklandırma:
- KPSS Alan Bilgisi: %25 (sadece baraj amaçlı)
- Uygulama Sınavı: %50
- Yetkinlik Dosyası: %25
KPSS'deki genel kültür soruları (tarih, coğrafya, genel yetenek) ya tamamen kaldırılmalı ya da ağırlığı %5'e düşürülmelidir. - Ziraat Mühendisliği Özel Reformu
Ziraat mühendisliği, Türkiye'nin stratejik bir alanıdır. Ancak mevcut durum felaket boyutundadır.
Zorunlu Yetkinlikler:
Her ziraat mühendisi mezun olmadan önce şunları bilmek zorunda olmalı:
A. Dijital ve Yazılım:
- Python (temel veri analizi ve görselleştirme)
- Excel (ileri seviye, pivot, makro)
- Sensör verisi okuma ve yorumlama
- Basit istatistiksel analiz
B. Donanım:
- Arduino veya ESP32 mikrodenetleyici
- Toprak nem sensörü kurulumu
- Sıcaklık, pH, EC ölçüm cihazları
- Otomatik sulama devresi tasarımı
C. Tarımsal Uygulama:
- Entegre zararlı yönetimi (IPM)
- Biyolojik mücadele yöntemleri
- Organik sertifikasyon süreci
- Pestisit kalıntı analizi ve yorumlama
- Toprak sağlığı değerlendirmesi
Mezuniyet Projesi (Zorunlu):
Öğrenci mezun olmak için şu projeyi tamamlamalı: - Gerçek bir tarlada sensör sistemi kuracak
- En az bir sezon veri toplayacak
- Veriyi analiz edecek
- Sulama ve mücadele kararlarını raporlayacak
- Sonuçları sunacak
Bunu yapamayan ziraat mühendisi olamaz.
Pestisit Bayiliği Yasaklanmalı:
Ziraat mühendislerinin pestisit satış bayiliği yapması yasaklanmalı veya şartlara bağlanmalıdır. Çünkü bu, çıkar çatışması oluşturur ve bilimsel yaklaşımı bozar. - Tarım Politikası Reformu
Akıllı + Organik + Entegre Sistem:
Türkiye tarım politikası üç ayaklı olmalı: - Akıllı Tarım:
- IoT sensör sistemleri yaygınlaştırılmalı
- Devlet desteği ile çiftçilere sensör kurulumu
- Veri toplama ve analiz eğitimleri
- Drone destekli tarla taraması - Organik Tarım:
- Organik tarım teşvikleri artırılmalı
- Pestisit kullanımına ceza değil, pestisitsiz üretime ödül
- Organik sertifikasyon kolaylaştırılmalı
- Tüketici bilinci artırılmalı - Entegre Mücadele:
- Biyolojik mücadele yaygınlaştırılmalı
- Yararlı böcek üretimi desteklenmeli
- Pestisit son çare olmalı
- Kimyasal kullanımı izlenmeli ve raporlanmalı
Kuraklık Özel Önlemleri:
Kuraklık dönemlerinde:
- Pestisit kullanımı azaltılmalı (risk arttığı için)
- Dayanıklı çeşitler teşvik edilmeli
- Damla sulama zorunlu hale getirilmeli
- Kuraklığa dayanıklı organik yöntemler öne çıkarılmalı - Sağlık Sektörü Reformu
Her ne kadar bu yazı tarım ve eğitime odaklansa da, sağlıkta da liyakat krizi vardır:
Uzmanlık eğitimi:
- TUS yerine daha kapsamlı değerlendirme
- Pratik beceri sınavları zorunlu
- Simülasyon laboratuvarları yaygınlaştırılmalı
Atama sistemi:
- Uzman doktorların atanmasında liyakat ön planda olmalı
- Mülakat yerine objektif kriterler
Sembolik Ama Anlamlı: Ağaç Dikme Zorunluluğu
Tüm kamu görevlileri (milletvekili, bakan, memur, öğretmen, mühendis) göreve başladıklarında birer ağaç dikmelidir.
Sembolik anlamı:
- Sorumluluğun hatırlatılması
- Geleceğe yatırım
- Çevreye saygı
- Alçakgönüllülük
Pratik faydası:
- Milyonlarca ağaç dikilir
- Yeşil alan artar
- Karbon tutma kapasitesi yükselir
- Kuraklık kısmen azalır
Türkiye'nin temel sorunu kaynak eksikliği değil, liyakat eksikliğidir. Kaynaklar ehil olmayan ellerde ziyan olmaktadır.
Yapılması gerekenler özetle: - Milletvekilliği ve bakanlıklara sınavla giriş (Uygulamalı + Teorik + Yetkinlik)
- Memuriyette mülakat kaldırılmalı, objektif kriterler konulmalı
- Üniversiteler uygulamaya dayalı eğitim vermeli (%40 uygulama zorunlu)
- KPSS etkisizleştirilmeli, alan uygulaması ön plana çıkarılmalı
- Ziraat mühendisleri yazılım, donanım ve akıllı tarım eğitimi almalı
- Tarım politikası: Akıllı + Organik + Entegre sistem olmalı
- Pestisit satışı odaklı yaklaşım terk edilmeli, özellikle kuraklık dönemlerinde
- Her kamu görevlisi göreve başlarken ağaç dikmeli
Bu reformlar yapılmadığı sürece:
- Öğrenciler yanlış yönlendirilmeye devam edecek
- Üniversiteler vasıfsız mezun vermeye devam edecek
- Ziraat mühendisleri pestisit bayisi olmaya devam edecek
- Kuraklık ve pestisit zehirlenmesi artacak
- Liyakat değil, liyakatsizlik üretilecek
"Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder..."
Bu ayetin gereği yerine getirilmediği sürece, hiçbir sektörde, hiçbir alanda gerçek ilerleme mümkün değildir. Emanet ehline verilmelidir. Bu sadece dini bir emir değil, toplumsal adaletin, bilimsel ilerlemenin ve ekonomik kalkınmanın ön şartıdır.
