"Bana bir deha gösterin, size bir grup kıskanç salak göstereyim." — Oscar Wilde"

Uzaklara Yürüyüş

yazı resim

Olağan bir sabahın körü,
Uyandım.
Yarı ölü. . . Yarı lanetli,
Kana kana su içtim. . .
Şehir suyu,
Plastik ve öğürtücü,
Giyindim ve iğrenç baş ağrım,
Yoldayım,
Sadece yürüyorum ve insanlar anlamsız,
Küçük, saman çöpü kadar değeri yok,
Sonsuza dek eleştirel,
Heyecanlı ve kararsız.
Parkın içinden yürüdüm. . .
Yeni kesilmiş çimen kokuları arasında,
Düzüşen kediler,
Islatılmış kaldırımlar ve uçuşan küçük sinekler,
Durakta bekleyen iki beyaz bakire,
Yanlarında parlak, çocuksu bir yabanıllıkta kapkara, kıllı bir boğa,
Köşede bir eczane,
Çöpleri karıştıran çingene. . . Köpek. . . Bisiklet. . .
Ve bir ilk okul,
Ezilmiş tenekeyle oynanan beş ikilik bir maç.
Zilin ardından uzaklaşan çığlıklar.
Geriden. . . Çok geriden. . .
Asılı hışırtılar ve zeytin ağaçları. . .
Üzerinde şapka asılı.
Yerler yapış yapış,
İğdeler.
Ayaklarımın çıkardığı garip sese takılırken,
Karşımda bir bakkal.
Soğuk şarap ve bira.
İçeri girdim ve her zaman söylediğim şeyleri söyledim.
“ İki şişe şarap, dört bira ve bir paket Winston.”

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön