"Hayat bir roman gibidir; ne yazık ki editörler her zaman okuyuculardır." - Gabriel García Márquez"

yazı resim

Yine ben sonunu düşleyen
Gidişinin mazeretleri her geçen gün hazırlanan
Ve her kayıp günün mazeretini bulamayan
Gidenlerin arkasından imrenerek bakan
Ve yakında onların peşinden gidecek olan

Yine bir gece daha inadına aydınlık
Çirkinliğimi yüzüme vururcasına
Ve lanet olsun ki yarın bir gün boyu ışık
Gösterecek acı gerçeği aynamda
Yüzümdeki gülümseme artık sadece bir kırışık
Gülsem de yüzüne halime aldanma
Bu beden rol yapmaya alışık
Gülüyor göründüm ama gözyaşımı içime döktüm
Yaşıyor göründüm ama içten içe öldüm
Sevmez gibi davrandım ama hep yandım
Gidiyor gibi yaptım
Ama aslında hep yanında kaldım

Yine sadece rüyalarımda huzurluyum
Rüya gibi elle tutulmaz, gözle görülmezmiş mutluluğum
Acı gerçeği yine bir günışığı vurdu yüzüme
Batasıca günün aynamdaki ışığı ile
Ben o güneşi bir daha doğmamacasına batırmayı bilirdim de
Son umut kırıntılarını ezmemek için duruyorum yerimde

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön