sevgilim, gelinliğini ödünç verir misin
sevgilim, gelinlik, ödünç, vermek, balayı, nikah
sevgilim, gelinlik, ödünç, vermek, balayı, nikah
Farklı ülke, farklı dil, farklı din, farklı gelenek göreneklere sahip birbirini hiç tanımayan iki kadının inanılmaz iletişimi ve bağı.
Cinayet masası baş komiseri Lokman Mansuroğlu ve ekibi, şifrelerle dolu seri cinayetleri çözer.
Nasıl da benzedik birbirimize; boynumuz bükük, ferimiz sönük, rengimiz soluk... Geçmişi nasıl da yüklenmişiz sırtımıza; kamburumuz çıkmış, yüzümüz yere yakın, yorgun.... Direncimiz, pamuk ipliği; incelmiş iyice, koptu kopacak.
Yine de bir mucize beklentisiyle, yüreğimizde sönmeye yüztutmuş koru nasıl da üflüyoruz, tıknefes.... Yanacağımızı bile bile nasıl da
Parka girdiğimde, susuzluktan dilim damağıma yapışmıştı. Öyle yorgun, öyle bitkin düşmüştüm ki, gördüğüm ilk boş banka atıverdim kendimi. İki adımlık yol yürümeyle bile tükenmiş, dizlerimin bağı çözülmüştü. Başım dönüyor, kalbim bir acayip atıyordu. Gözlerimi kapatıp bir süre hiç kımıldamadan oturdum. Bu arada derin derin nefes alıp veriyor, kendime
Bir kadının yıllar sonra, sona bir kala iki erkekle hesaplaşması.
Kitaplı olmakla beraber gönlünce ulaşamadığı okurlara 'buradayım' demek isteyen yazarlardan biriyim.
"Sevgilim, gelinliğini ödünç verir misin?" adlı öykü kitabının, "Üzgün İblis" ve "Mavi Kadınlar" isimli romanların yazarıyım.
Hem okudum, hemi de yazdım
Yalan dünya, senden geçmem oy!
İstanbul
Genellikle mizahi öyküler yazmakla birlikte polisiye roman, senaryo ve denemelerim de var. Hepsini paylaşırız umarım.
Anılar, gördüğüm herkes, herşey; yani hayat.
Hepsinde emek var; benim de emeğe saygım.