"Hayat kısa, sanat uzun; ama okurun sabrı daha da kısa." – Dorothy Parker (kurgusal)"

İsmail Sarıgene

Kıyamadığımsın

Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum.

Yüreğinde Büyüt Beni

Rüyaları çalınmış gecelerde sevdim seni. Yetim cocukların kirlenmemiş düşlerinde büyüttüm seni. Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin. Korkularımı yüreğinde emziren bir imkansız sevdaydın sen.

Yokluğuna Ağlıyor Kelimelerim

Şakaklarımdan akıyor hasretinin alazları. Ayak uçlarıma düşen kangren geceyi kaldırıp yokluğunu yumrukluyorum sıvasız duvarlarda. Pervasızca yüzüme vuran yalnızlığın rüzgarları siliyor hasretinin kanla karışık terini

Acılarına Ben Kefilim

Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku
Başa Dön