"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"

Muhittin Ulupınar

Yâre Mektuplar 5

zaman geriye dönebilse de kaçıp göçebilseydin, yüreğin aşkına, gönül hatırına bir cam bardağı zamanın en ıssız anında kırabilseydin. Hayatı inciltip yüzüstü bırakabilseydin... yâr yâr

Anlat Dedim Zamana

Acep nerdeler, ne haldeler o anneler babalar çocuklar, sütçüler, dondurmacılar, sakız horoz şekerleri, halkalı şekerleri satan çocuklar, sıcacık komşular, mahallenin bakkalı, kahvecisi, en güzel kızı, delikanlısı nerde? Hani nerde o günler

Ömür Ey!

bir dar kapıdır geçeceğin. azığını hazırla, yol çetrefil. kentli yaşamlardan, sırnaşık kızlardan, vefa, merhamet, ve sadakatten arınmış yüreklerden gayrı ne varsa doldur heybene . . .

Mektup Selam Söyle Benden Sılaya . . .

Başlayabilmek için yeniden, yer bulabilmek için gönlümüze bin kuşu kurban etmek ister, bir seher vakti çekip gitmek. Bu hayatın tasarrufudur bizden, ömrümüzün kefaleti.Yazımız silinmez alnımızdan,sularımız hep yanar. kederimiz hovardadır tebessüm firari.

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku
Başa Dön