..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özyaşamöyküsü başka insanlarla ilgili gerçekleri anlatmak için eşsiz bir araç. -Philip Guedella
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Varoluşçuluk > erdal divriklioğlu




12 Ekim 2014
Ne Zaman Başlayayım Buna?  
erdal divriklioğlu
Neden kapının önüne koyamıyorum sence seni? Mutsuzluğunun farkına varmaya ramak kala...Her şey beklendiği gibiyken.Oysa sana hiç ihtiyacım yok.Benzersiz bir hikayen de yok. Ben sadece senin için mutfakta elini bıçağı keserken fark ettiğin an olacağım.Akan kanın belki de.Ya da bir düzeltmen kendi adına.


:ABGH:
Işıkları söndür. Ve sonra yak.
Söndür ve yak. Neden peki bu göz kırpma?
Neden sürekli sigara içiyordun ? ardı ardına neden içiyorsun? Kabullenmek için mi? yoksa? Şu köpek uğuldamalarını duymamak için mi?
Kışın buraları ıssız olur.Takılırsın geceleri sokaklara çok da içmişsen,inersin şehir'e çarparsın insanların omuzuna ve bir uğultu ile
dolar kulakların.Kimisi bir alışverişin derdinde olur.Erkekler elleri ceplerinde,kadınlar topuklu ayakkabıları ile ayakta durmaya çalışıır.
Sonra bir otobüse binersin,Issız mahallene dönersin.Burası başka bir hayat.Diğerlerinden kanı çekilmiş başka bir boyutdasın.Çoğu zaman ben ıssız köpeklerin peşine takılıyorum.Onlarla Sıkı bir birlikteliğimiz var ve belkide bir iş birliğimiz.Geceleri haylaz olur.Haylaz köpekler gibiyim. Aksine o köpeklerle dostum ben.Sen sanırsın ki seni bir anda parçalarlar. Halbuki çoğul gezmeleri ıssız olmalarından ötürüdür. Seni de hatırlıyorum,yüzünde hiç yabancı değil. O kadın sendin belkide.Gece karanlığında gördüm seni. Yüzünü bir şeyle örtüyordun.

Zamanla örtüyordun evet, zamanla... Nerden bildim deme? Yüzünü zamanla örtenleri çok iyi bilirim ben.Henüz 21 yaşındaydın.Baban tokadı çarptı yüzüne.O vakitten beri yüzünü zamanla örtmeye başladın.Bana sorarsanız diyen biri çok da olmuştur sana.Sonra biçimlemeye çalıştılar seni. Doğruda halice tekdir hani.Herkesin doğrusu tekdir.Sonra ayrılığı göze alarak aşık oldun.Şarkılarda öyle diyordu zaten.Kızdın kendine, kadın oldun. Kocan oldu vs.

Bütün bunları bilmek önemli değil aslında.Herkes zamanı örter çoğunlukla yüzüne. Bilmediğimiz ise; çok şey var.Bunca tekrarlanan şeyler içinde.Binlerce kez.Sende bir otobüsün penceresinden bakmışındır.Binlerce kez mutluyken,mutsuzluğu düşünmüşündür.

Her şey aynıdır genelde,binlerce kez.

O zaman dağda bir çiçek olasım hep gelir benim. Seni bilemem.Toprağa karışmak en geçerli sebep.Bir insan düşün, her gün ayakta.Bir çiçek de öyle.Ama hiç bir insanın kökü yaşarken toprakta değil. Asıl beni ilgilendiren bu mesele değil. Sıkıldım anlıyormusun bu elbiseden.İnsan olmak bu kadar mı zor sence? Oysa bir çiçek çiçektir değil mi? Kimse sorgulamaz bunu.Sessiz kalması belkide beni cezbeden.Ne günahı var ki bir çiçeğin.Ne bir cürümü ya da. Oysa siz yaralılar ben yaralıyken beni sorguladınız çok.Hadi söyle.Sende sorguluyorsun.Kirli bir ilişkimiz var bizim zamanla.Sorgulayan ve kazık atılmasını bekleyen apartta duran bir ilişkimiz var.
Bu yüzden eğlenceli filimleri seviyorum bebeğim.Çünkü Ağlamaktan bıktım.Aşk mutsuz bitiyor? Katiller kapının arkasında.Çocuklarımız işsiz güçsüz olacak.Yan kesici olacaklar belkide.Nereye varacak bu patika diye bir merakımız yok.

Her şey öncesinden belli. Kaderi suçlama sakın. Her şey öncesinden belli.Belli olmayan bir tek tanrı var? Her şeyin öncesinden belli olan yani.

Ben inanırım.Bırak da inanayım. Çoğumuzun en güzel sığınağı O. Çiçeğin,böceğin,senin,benim büyük resmin ihtişamlı gizemi. Kimseyi kayırmayan tek güç.
Adil değil diyorsun bana biliyorum.Yoksa izin verir miydi tüm olanlara diyorsun.Hatta Tanrı çocuk mu diyorsun? Tepeden bizi gözleyen bir çocuk.Oysa tanrının suçu ne? Her şey öncesinden belli. Babanla olan o ilk kavganı hatırlıyor musun peki? yüzüne ilk tokadı patlattığı anı.Sonra kaçmıştın hani.Müziği son sesine açtığın o anı.Ya da müzikle dönen o dünyayı. Hatırlıyor musun? O zaman bir yoklama çekmiştin ona. Ben buradayım dediğini hatırlıyorum.

Şimdi karşımdasın.Ne güzel görünüyorsun...

Masum bir kız çocuğu gibisin. Bekleme bu hikayenin sonundan bir şey çıkmayacak.Çünkü her şey öncesinden belli. Kirli adi bir adamım ben.Seni terk edeceğim bu hikayenin sonunda.Sonra sen bana binlerce kez aşık olacaksın.Sonra başka biri gelecek ve sen bir gün mutfakta çay yaparken, mutsuzluğunun farkına varacaksın.O kirli adi adamı hep anacaksın.Bu hep böyledir.Erkekler sıçar ağzınıza çünkü.

Oysa bana sordun mu bebeğim?

Neden kapının önüne koyamıyorum sence seni? Mutsuzluğunun farkına varmaya ramak kala...Her şey beklendiği gibiyken.Oysa sana hiç ihtiyacım yok.Benzersiz bir hikayen de yok. Ben sadece senin için mutfakta elini bıçağı keserken fark ettiğin an olacağım.Akan kanın belki de.Ya da bir düzeltmen kendi adına. Uzun zamandan beri benzersiz hikayelerin peşindeyim. Ne yazık ki çok da yaratıcı değilsiniz. Bu yüzden yüzümü düşürdüğüm çok anlar oldu benim.Müzik bana iyi geliyor o vakit.Birlikte yükseliyorum.Hepiniz aşağıda kalıyorsun.Tüm beklentilerinizle olacak olan her şeyiniz ile.Ve tüm metobolizmanızla.Tüm kalıplarınızla.Aşağıda kalıyorsunuz.Her yerde asılı duran acı tutamakları gibisiniz. Oysa ben havadayım.İnmek istemiyorum aranıza.

Kısa olsun istiyorum aslında hayatım.Kimse beni öldürmeden ben öleyim istiyorum.Kimse beni bulmadan ben bulayım kendimi istiyorum.
Hep kazanmak sarhoşluğu diye gülme bana sakın.
Kazanmak istemiyorum aslında.Kazanmak içinde kaçmak istemiyorum aslında.Aranızda kalmak istemiyorum.Çünkü oyuyorum hepinizi.Size zararım var benim.
Şimdi seni de oymaya başlayacağım.İçini deşeceğim.Sonra yeter artık diyeceksin bana.

Ne zaman başlayayım buna?

Ne zaman yeter artık diyeceksin?
Tüm erkekler çocuk gibidir bebeğim.
Ne zaman deşeyim içini?

Kahvemde bitiyor bak.Çoğu zaman sigara ile kahvemi orantılıyorum.
Gülme öyle bana. Ben çay ile simidi bile orantılarım.Küçükken ve işerken orantıladığım gibi.
Bu pintilikden de değil. Tek bir çay ile karın doyurmaktan da değil.
Yavaş yavaş harcanmaktan belkide.Yavaş yavaş bitirmek zamanı.
Gülme. Küçük olsun benim olsun hesabı.

Çok sigara içme diyorsun bana.Ama ne vakittir ciğerim yanıyor benim.
Bilmezsin sen.
Hala istiyor musun beni?
Kahve gibi mi içme mi seni?
Azar,azar birlikte bitene dek.

Çok bi şey olacağı yok.Sadece seni böyle seveceğim.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: ......
Gönderen: Kâmuran Esen / ,
13 Kasım 2014
Merhaba! izedebiyat'ta zevkle takip edeceğim bir yazarım daha oldu. Anlatımınız o kadar içten ki; insan kayboluyor satırlarınızda ve birçok yerde kendini buluyor. İnsan, kendini bulduğu yerleri - şeyleri hep sever zaten. Ben de o sebeple belki de, yazınızı çok sevdim. Tebrik eder, devamını dilerim. Sevgiyle.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın varoluşçuluk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Adım "Sekhmet" 6
Adım "Sekhmet... "" 3 (+18)
Adım "Sekhmet" 7
Adım "Sekhmet... ""
Adım "Sekhmet... "" 5
Adım "Sekhmet... "" 4
Adım "Sekhmet... "" 2

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tek Kuruşluk Hikayeler 5 "Kahveden Öncesi... ""
Tek Kuruşluk Hikayeler 3 "Kahve"
Tek Kuruşluk Hikayeler "Öyküler İsyanda! ""
Radyo
Tek Kuruşluk Hikayeler (2)
Ama Dünyanın En Güzel Gülen Kadınını Seviyorum.

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kakavanlar [Şiir]
Humanarşist 2 [Şiir]
Madenci [Şiir]
Gözyüzü [Şiir]
Humanarşist [Şiir]
Takipdeydik. [Şiir]
Ben Senim,sen Aşk... [Şiir]
Yetmez! [Şiir]
Mülteci [Şiir]
Çelik Devrimi [Şiir]


erdal divriklioğlu kimdir?

Yazdıklarım ve yazacaklarıma dair. . .

Etkilendiği Yazarlar:
En iyi etkinliğim yazmaya kaçışlarım...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © erdal divriklioğlu, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.