..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Zaman dostluğu güçlendirir, aşkı zayıflatır. -La Bruyere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > Mahsun YİĞİT




16 Temmuz 2021
Medet Sevdiğim  
Mahsun YİĞİT
Helin binanın bahçesinde akasya ağaçların altında tek başına oturmuş, ağaçların dallarına konmuş kuş seslerini dinliyordu. Gerçekten kuş seslerini duyuyor muydu bilinmez.


:CF:
Ağaçların dallarında sabah kuşları şakıyorlardı.

Güneşin ışınları yavaşça şehrin kuytu sokakları aydınlatıyordu. Sokak başlarında emekçiler servisleri bekliyorlardı.

Radyo kanalında, unutulmaz, yeri doldurulamaz, muhteşem sesi ve zengin bağlaması, derin ama tatlı söz nağmeleriyle Muhlis Akarsu’nun parçası çalışıyordu. Tarih 2 Temmuz’u gösteriyordu. Radyoda Muhlis Akarsu’nun sesini duymak, insanları insanlığından utandıran o acı ve iç yakıcı sonu hatırlatıyordu.

Medet Sevdiğim

Vefasız güzelden olur mu çare

Yoruldum derdimle öldüm bin kere

Düşme bir zalime göz göre göre

Sen insanoğlusun kör olamazsın.

Helin binanın bahçesinde akasya ağaçların altında tek başına oturmuş, ağaçların dallarına konmuş kuş seslerini dinliyordu. Gerçekten kuş seslerini duyuyor muydu bilinmez. Ama olduğu ortamdan çok ama çok uzakları düşündüğü bir gerçekti. Küçük masanın üstüne bırakılmış kahvesine derinden bakıp acı çektiği her halinden belli oluyordu.

Helin sabah uyandığında, işe gelmek için, içinde bulunduğu ortamı hiç de hayal etmediği bir gerçekti. Güzel bir düş almış, saçlarına fön çekmiş, yeterince makyaj yapmış, her halinden zarafet akıyordu. Göz bebekleri parlıyordu, yanakları uzaktan ışıldıyordu. El kremi kullanmış, tırnaklarına sürdüğü oje uzaktan parlıyordu. Büyük gözleri burnunu gölgesinde bırakıyordu. Aşırıya kaçmayan dudaklarına sürmüş ruj, dudaklarını daha da dolgun gösteriyordu. Biriyle buluşmak için çoktan hazırdı. Ama asıl sorunda buluşacağı kişi yoktu. Belki de hiçbir zaman da olmamıştı.

Helin çok bakımlı parmakları ve derin düşünce içinde elini kahve fincanına atıp istemsizce dudaklarına götürdüğünde, burnundan beynine kahvenin kokusu yükseldiğinde, duyguları da çok ama çok uzaklara götürüyordu. Derin düşüncelerin arasında, dudaklarına götürdüğü kahve fincanın içinde yok olmak istiyordu.

Helin’i uzaklara götüren radyoda çalınan ezginin sözleri miydi? Yoksa tek başına içmek zorunda kaldığı kahvenin kokusu muydu? Bilinmez belki 2 Temmuz tarihi onun için özel bir anlamı vardı. O anda Serkan bunu anlamadı. Anlaması için kain olması gerekiyordu. Ama birçok şeyi tahmin ediyordu. Helin’in yaşadığı o anı kendisi çoktan daha yakıcısını yaşamıştı. Kendisini anlıyordu veya anladığını sanıyordu.

Serkan biraz ötesinde ruhu bedeni tek etmiş Helin’i izlerken, kendisi de çok ama uzakları, geçmişi düşünmeye başladı. Radyoda çalınan ezginin sözlerini kendisine 2 Temmuz de Madımak otelinde yaşanan vahşetin acısını yüreğin derinliklerinde hissediyordu. Ama bir yandan da Helin’i düşünüyordu.
İliklerine kadar düşündüğü kişi de o anda veya başka bir zaman diliminde Helin’i düşünmüşümdür”. Kendisi de o anda Helin’i düşünüyor muydu? Bilinmez ama Helin’in yüz ifadeleri, yüreğinden güzel yüzüne yansıyan derin sevgi düşünce değildi. İç yakıcı bir geçmişti.

Muhlis Akarsu’nun sözleri daha çok yüreğine işliyordu. Ezginin sözleri devam ettikçe daha çok yüreğinde gizli kalınmış, dışı vurulmamış, kim bilir belki kendine bile itiraf etmediği duygusunu o anda yaşıyordu.

Çekindiği, anlatmaya korktuğu, başkaları ne düşür diye en yakın arkadaşına dahi anlatamadığı, sadece kalbi ile gözlerin arasında, kirpiklerinde sıkışıp kaldığı duyguyu yaşıyordu.

Helin’in duyguları derindi, uzakları yakın edemezdi, çok ama çok yakınları olabildiğince uzaklara götürüyordu.

Akarsu bülbüller ötmez bağımda

Dumanlar eğlenir gönül dağımda

Aşk ateşi yanar oldu bağrımda

Yanmış yüreğime kar olamazsın

Medet sevdiğim



Muhlis Akarsu’yu sevgiyle anıyoruz…

Mahsun Yiğit 02.07.2021



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Geceye Sordum Seni [Şiir]
Bekledim [Şiir]
Yapraklar Sarardı (Sen Yoksun) [Şiir]
Bir Tanem [Deneme]
Covid - 19 Günleri - 1 [Eleştiri]
Her Şey Güzel Olacak mı? [Eleştiri]
Her Şey Güzel Olacak mı? - 2 [Eleştiri]


Mahsun YİĞİT kimdir?

Bazen çok duygusal, bazende katı olabiliyorum. Her şeyden önce Edebiyat'le yaşamayı seviyorum. Tabi ki, yaşadığım şartlar gereği; siyasettende uzak duramıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Yılmaz Güney. Marquez. Ahmet Altan.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Mahsun YİĞİT, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.